RİZELİ DENİZİ VE DERELERİ KURUTTU!

11.Temmuz.2018

Karadeniz’de bilinçsiz avcılık son yıllarda çocuklara bile yedirebileceğimiz balıkların yok olmasına neden oldu.

Belgesellerde izliyoruz İskandinav ülkelerinde balıkçılar ufak balıkları yeniden denize bırakıyor “ bunlar çocuklarımızın geleceği” diyorlar. Rize’de ise deniz suları tam tersine akıyor. Şu sıralar balıkçıların reyonlarında sebze, meyve veya fidan satılıyor, bu gayet normal av sezonu dışındayız ve balığın yumurtlama zamanı dolayısıyla en kıt aylarındayız. Normal olmayan balık restoranlarında fahiş fiyatlar altında müşterilere sunulan yöresel balıklar. Fiyata bir şey demiyorum arz talep meselesi ama “parmak” kadar mezgit ve kraca’nın sofrada ne iş var Allah aşkına!

Karadeniz sahillerinde kalmayan balık, nasıl oluyor da tavaya düşüyor? müşterinin önüne geliyor?..

Bu işi yapan Rizeli balıkçılar çocuklarının geleceğini yani besin kaynaklarını kökünden kurutmaya devam ediyor ve bu gidişle de balığın bol olduğu aylarda balıkları belgesellerde izlemeye devam edeceğiz.

Unutmayalım Karadeniz’in öfkesi sadece tekne batırmaz, can almaz. İnsanoğlunun bu acımasız avlanması gelecekte yeni nesili batırır, besin kaynaksız kalırız. Elin ecnebisi denizlerin kuralını iyi bilir ve küçük balığı yakaladıktan sonra yeniden denize bırakır, bizde ise benim gördüğüm zengin restoranlarda el kadar mezgitler, istavritler üç katı fiyatına menülere ekleniyor, sofralara geliyor.

Rizeli balıkçılara sesleniyorum. Yapmayın, etmeyin, yumurtlama döneminde Karadeniz’in geleceğini karartmayın. Bu küçük avdan gün gelir Karadeniz büyük intikam alır sizden, deniz üzerinden olmasa da karada en sevdiğini senden alır. Bilinçli avcılık yapalım unutmayalım ki her şey zamanında seviliyor. Tıpkı Ocak ayında kar yağışı altında gidip manavdan aldığımız karpuz, patlıcan gibi bu aylarda da üreme altında olan parmak kadar yeni yavru balıkları avlamayalım, üç beş kuruş uğruna Karadeniz’i bitirmeyelim. Son olarak ticaret adına bu işe göz yumanlara da yani o tip yerlere de gitmeyelim. Bu sıralar et köfteyi tercih etsek neyimiz eksik olur? Bilinçli avlanmak ve tüketmek çok önemli. Buna Rize’nin dereleri de dahil. Bu hafta yaylalardaydım, arıcı arkadaşın yanında, mevki ismi vermeyeyim ama Rize’nin kalburüstü esnafları son derece teknolojik aletler altında o dereleri bir akşamda talan ettiler. Sabah gördüğüm manzara karşısında küçük dilimi yuttum. El kadar benekli alalar.. Yazıktır, günahtır.

Geleceğimiz adına, çocuklarımızın, torunlarımızın çok daha sağlıklı beslenmesi adına hem Rize’nin denizlerini hem de derelerini kurutmayalım. Zaten son yıllarda açılan HES’ler derelere bırakın balık can suyu bırakmadı, şimdi de yumurtlama dönemi bu aylarda ufak balıkları avlayıp, yıl boyu tezgâhların boş kalmasına hızlı kürek çekmeyelim.