Rıza Hoca, Sosa ve Rodallega

22.Ocak.2018

Her maçın önemli; her puanın altın olduğu ikinci yarının ilk maçında Trabzonspor, Atiker Konyaspor maçına başlarken -haliyle- her Trabzonsporseverin gözü Trabzonspor’un ilk on birindeydi. Maç başlamadan benim görüşümdür ki: ‘yürüyen Sosa da olsa, ilk yarı kampını iyi geçirmiş olan Rodallega da olsa ikisi de bu takımda oynar.’ Lakin Rıza hocanın tercihidir, saygı duymak gerekir...

Rodallega Rıza Hoca’nın gözünde farklı bir grafik çizse de Trabzonspor takımının kadrosunda bir 45 dakikayı hakkıyla oynar. Trabzonspor karşısında on kişi kalan Atiker Konya, kazanmak adına elinden geleni yaparken -hatta Burak iki pozisyonda gole yanaşırken- bir an önce skorborttaki yazılımı değiştirmek için kanatlardan ve orta alandan pozisyon üretme gayreti içinde mücadele sürdü.

Ancak unutulmaması gerekir ki Atiker Konyaspor da ciddi anlamda yüzde yüzlük pozisyonlar bulan takımdır. Bu arada iki-üç önemli pozisyonu kurtararak oyunun kırılma noktasını belirleyen de kaleci Onur’du.

İkinci yarıda on kişi de olsa daha fazla pozisyon üreten, daha fazla mücadele eden Atiker Konyaspor görünürken Rıza Hoca oyuna Sosa’yı dahil etti. Zamanıydı ve de gerekliydi. Sahanın tamamında Trabzonspor hazırlık paslarında yetersiz kalınca Konyaspor hem on kişi kalmanın dezavantajıyla hem de alan markajıyla Trabzonspor’u durdururken bulduğu golle bir anda dengeleri değiştirdi. Bu dakikalarda dağınık oynayan N’doye’yi oyundan alan Rıza Hoca beklentilerin ötesinde Bero’yu oyuna dahil etti.

Demek istenen şudur ki: bir futbol takımında kumaş ortadayken Rıza Hoca’nın Rodallega’yı oyuna dahil etmemesi şu soruyu akla getirdi, sporsever olarak biz de soruyoruz: Nedir bu ihtiras Rıza Hoca? Rodallega’ya verdiğin ceza neydi ki hala cezası dolmadı? İşte kısa bir süre oyuna girdi, aynen Sosa da böyle oyuna girdi. Sonuç ortada! Trabzonspor 2-1’i yakaladı lakin rakibin kritik atışında Trabzonsporlu futbolcular toptan korktular. Barajı dağıttılar. Korkaklığın bedeli ve durum 2-2.

Yenemedik… Haybeye, hiç yoktan iki altın puanı kaybettik. Yani söylenecek söz kalmadı. Beş dakika keyif yapamadık!