Risk almak

31.Ocak.2018

İnsanların yaşamları boyunca risk aldığı anlar, dakikalar hep olmuştur. Bundan sonra da insanlar riskler almaya devam edeceklerdir. Yaptığınız iş ne olursa olsun hayatın yaşamın gerçeğidir risk almak.

Riski Trabzonspor teknik kadrosu, Fenerbahçe maçında, maçın başında ilk onbirde almalıydı. Bu nasıl olacaktı? Trabzonspor takımı maça üç puan parolasıyla çıkmak isteseydi, Kucka’nın yerine Sosa, Olcay’ın yerine de Rodallega ile başlamalıydı. Geçen yazımda da belirttim, kakunmuş gibi her maçta (4-2-3-1) oynamak zorunda değilsiniz. (4-1-3-2) düzeniyle oynasaydınız sizden çekinen Fenerbahçe karşısında kolay da olmasa, maçtan galip olarak ayrılır, üstteki takımlarla aranızdaki puan farkını aynı tutar, Fenerbahçe ile olan farkı da azaltırdınız.

Rıza hoca 7 yıllık galibiyet hasretini gideremedi. Niçin, neden, niye? Kazanamazsam kaybetmeyeyim düşüncesini taşıdığı için giremedi. Defans anlayışıyla çıktığınız bir kadro yapısıyla maça çıkınca iş zaten tesadüflere kalmıştı. Sonuç ta öyle oldu.

Trabzonspor’un gol yolu sadece Burak Yılmaz’ın savunmanın arkasına koşular ve ona atılacak paslarla pozisyonlar bulmaktı. Nitekim iki pozisyon oldu maç boyunca. Abdülkadir’in attığı pas gol oldu, diğerinde de Burak ikilemde kalınca pozisyon değerlendirilemedi. Madem ki taktik bu o zaman maça savunma ağırlıklı bir kadroyla çıkan Fenerbahçe karşısında, Trabzonspor olarak topun sizde fazla kalması, oyunu sizin elinizde tutmak, oyunu sizin yönlendirmeniz ve savunmanın arkasına paslar atacak oyuncularla oynamanız başta geliyordu. Bu oyuncular kimlerdi? Maçın başlarken kadronuzda ilk onbirinizde oynaması gereken oyuncular (4-1-3-2) sistemine göre savunma dörtlüsü tamam, onların önündeki Okay, onun önündeki üçlü Sosa, Yusuf ve Abdülkadir olmalıydı.  İleri ikilide Burak ve Rodallega’ydı.

Siz böyle yapmayıp farklı bir dizilişle sahaya çıktınız ve Trabzonspor yakaladığı, yakalayacağı avantajı iyi değerlendiremedi. Rıza hocanın oyun değişikliği bir defa yaptınız(Yusuf-Sosa) olarak. Bu da yanlıştı. İkinci değişikliği 89’da yaptınız. Hamlelerinizi risk alamadığınız için yapamadınız. Ben sizi risk alan, kazanma duyguları en üstte alan bir teknik adam olarak tanıyordum. Bu maçta beni yanılttınız. Ligimizin turan toplardan gol bulan iki takımından bir tanesi olan Fenerbahçe’ye yine duran toptan gol attırdınız.

Türkiye kupasından elenmeniz, şimdide yavaş  yavaş Avrupa liginden uzaklaşmanız benim sizin için düşüncelerimden uzaklaştırıyor. Trabzonspor’un kaybedecek artık hiçbir şeyi kalmamıştır. Sizin bundan sonraki hedefiniz her maçtan üç puanla, galibiyetle ayrılmaktan başka düşünceniz olmamalıdır. Sisteminizi, oyun düzeninizi, taktiklerinizi bunun üstüne yaparsanız, Trabzonspor’da siz de kazanırsınız.

Son olarak Fenerbahçe maçında tribünleri tıklım tıklım dolduran taraftarlara teşekkür etmek istiyorum. Muhteşemdiniz. Bravo. Alkışlar…