NERELERE SÜRÜKLENİYORUZ?

17.Mayıs.2018

Gerçekten ülkemde ne dolaplar dönüyor, nerelere sürüklenmek isteniyoruz, yabancı güçler neden bizden ellerini çekmiyor kimin eli kimin cebinde bir türlü anlayamıyorum? Ülke kan gölüne dönmüş, her gün ülkemizde ve sınırlarımızın dışındaki savaşlardan şehit haberleri geliyor. Ölen gençlerimiz, genellikle uzman çavuşlar. Hepsi tertemiz Anadolu gençleri. Vatanı uğruna, namusu uğruna ölüme koşan insanlar. Şair Orhan Veli ne güzel dile getirmiş: “Bu vatan için kimimiz öldük kimimiz nutuk söyledik…” diye

Siyaset zor sanattır. Gelişmiş ülkelerde bu sanatı icra etmek ise daha zordur. Çünkü o ülkelerde insanların duygularını sömürmek kolay değildir. Ülkemizde ise bazı uygulamalar yanlış yapılıyor. Muhalefete kulak verilmiyor, toplumsal kuruluşların görüşleri alınmıyor. Sonuç mu?  Ekonomi dar boğazda. Paramız hızla değer kaybediyor. Biz fakirleşiyoruz. Bize yol gösteren “Milli Ekonomik Model” gibi güzel tezler neden benimsenmiyor? Neden dolar endeksli yaşamaya zorlanıyoruz?

Referandumda dönemin Başbakanı , “Evet deyin terörü iki ayda bitirelim” demişti. Bu yaklaşım, bir siyaset adamının ağzından çıkan sözdü. Eminim ki samimiydi. Bırak iki ayı iki yıl geçti ama terör gün geçtikçe artmaya devam ediyor. Terör ulusal sorundur. Partiler üstüdür. Referandumla terör arasında bağ kurmak bence yanlıştı. Çünkü referandumdan evet de hayır da çıksa saygılı oluruz ama terör belasını referanduma bağlamak, verilen sözün yerine getirilmemesi güveni yitirir.

16 yıldır tek başına iktidarda olan bir partimiz var. Yasaları istediği gibi çıkarabilmekte, olağanüstü uygulamasını kimseye ihtiyaç duymadan yürürlüğe koyabilmektedir.  “Yiğidi öldürelim ama hakkını yemeyelim” 16 yıllık zaman içinde çok ama çok güzel işler yapıldı. Özellikle yol, köprü gibi inşaat sektöründe gerçekten başarılı olundu. Meclis içindeki ve meclis dışındaki muhalefet, terör konusunda iktidara tam destek vermektedir; ama terör azalmıyor çoğalıyor. Ulusumuzun şu andaki sorunu kanı durdurmak ülkeye huzur getirmektir. Gerisi detaydır.

Bu topraklar bizimdir. Bizlerin gideceği ikinci vatanımız yok. Üstelik bu toplum, onurlu toplumdur. Canını verir ama ülkesini terk etmez.

Neden ağzımızın tadını kaçırıyoruz? Bazı vatandaşlarımızdaki Atatürk korkusu nedir? Ne yapmış Atatürk? Vatanını mı satmış? İşgalcilerle işbirliği mi yapmış?

Cumhuriyeti kurduğu zaman ülkenin ve ülkedeki çalışabilir insan durumumuz belli, ekonomimiz belli idi. Üretime yönelik atölyeler belli idi. Ama ülkemiz bugünkü düzeye çıkmışsa cumhuriyet rejimi sayesinde çıkmış ve sağlam devlet yapısıyla çağdaşlığa ulaşmışız.

Ülkemizde dinimizi gerçek anlamıyla yorumlayan ve uygulayan yetişmiş din adamlarımız vardır. Ama bu insanların değil dini siyasetin içine sokmuş dinciler ön plana çıkıyor. Toplumsal ahlakımıza, geleneklerimize, terbiyemize ve üstelik Kur’an’da olmadığı halde dinimizde var gibi gösterilen yaklaşımlar, toplumu çıkmaz sokağa sürüklemektedir.

Ülke bütünlüğünü sağlamadan, milli birlik ruhu oluşturmadan yapılan her girişim, bizi güzele iyiye götürmez.

Ne dersiniz?