NEDEN ELEŞTİRİ TOPLUMU OLDUK

05.Mayıs.2018

insanlık git gide eleştiri toplumu haline geldi. herkes kendi fikrini karşısındakine  kabul ettirmek istiyor. saygı, sevgi anlayışı, birbirine hoş görü ile bakmak git gide kayboluyor. peki bunun nedeni nedir. her alanda bir kirlenmeye doğru gidiyoruz da buna bir önlem alıyormuyuz.İnsanı insan yapan dört temel duygu var sözlüğümüzde; inanç, güven, umut ve özgüven.Her biri için öyküler yazılabilir. Ama önemli olan bunların yaşanabilir olması. Hem de yaşamımızın her alanında ..Bu dört duyguyu sağlam bir biçimde içselleştirerek yaşayan nesiller yetiştirmek istiyoruz.

Peki ama bu duyguların ne kadarını bizler yaşayabiliyoruz? Çocuklarımıza örnek olabiliyor muyuz?Bebekler dünyaya nesiller arası aktarımı taşıyarak gelirler. Genetik kodları değiştirmek pek mümkün değildir. Ancak, büyüme süreçlerinde inançlı olmayı, diğerlerine güvenmeyi, geleceğe umutla bakan ve özgüveni gelişmiş bireyler olmayı bizden öğrenirler.Yetişkinlerin çocuklara sürekli tekrar ettiği bir laf vardır; “dediğimi yap, yaptığımı yapma!” Bu öğreti asla işe yaramaz. Çocuklarımız sözcüklerimize değil eylemlerimize odaklanır. Biz onların aynası olmayız, onlar bizim aynımız olur.Bir bebek ilk defa havaya atıldığında şaşırır, korkar. Ama ikinci defada gülmeye başlar. Neden mi?

Çünkü onun tutacağınızdan emindir. Oyunun tadını çıkarır.Saatin alarmını kurmamızın nedeni ertesi sabah yaşıyor olacağımıza dair inancımızdır. Geleceğe dair planlar yapıyorsak umudumuzu yitirmemişiz demektir. Bu planları gerçekleştirecek gücü ise özgüvenimizden alırız.Anne baba olmak çocuklarımızı değil, kendimizi yönetme, dönüştürme sanatıdır aslında. Biz inanırsak çocuklarımız inanır, bizim özgüvenimiz çocuklarımıza geçer, umutlarımız umutları olur. Diğerlerine güvenmiyorsak onlar da güvensiz olurlar çevrelerindekilere.Çocuklarımızın bu dört temel duyguyu öğretmenlerden, arkadaşlardan, terapistlerden edinmesini beklemek hayalperestliktir. Sorumluluğu başkalarına atamayız. Çocuklarımızın filminde baş rol biz ebeveynlerindir.Başarı evde başlar ve bireyin her anına nüfuz eder. Çocuklarımızın başarısızlıklarına kızıyorsak büyük ihtimalle kendi beceriksizliklerimizin hıncını onlardan çıkarıyoruzdur. Bunun farkına varmamız çok önemlidir.gelin Hep birlikte artık konuşmak ile değil icraatlarımızla topluma çocuklarımıza örnek olalım...

Dönüşüm için geç değil. Siz inanırsanız çocuklarınız da inanacaktır.