Mucize bitki: Kenevir

14.Mayıs.2018

Geçen hafta içinde bir günlüğüne Samsun’a gittik. Samsun’da Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü’nün tarım ve enerji konusunda yaptığı çalışmaları okumuştuk. 1500 dönümlük bir alanda kurulu bu kurum, tam bir ‘üniversite’ gibi çalışıyor; zaten gerektiğinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi ile birlikte çalışıyor. Hocaları çok beğendim; hepsi akıl küpü… Kenevir (kendir) için çok kafa yoruyorlar. Tohumlardan çıkan bitki, henüz sarımsak-soğan boyutundaydı; ancak sonbahara doğru 150 santimi buluyormuş…

Orada bir çok öğretim üyesi ile tanıştık. Bunların biri de üniversiteden Doç. Dr. Selim Aytaç idi.

Beni heyecanlandıran sözleri şu oldu:
“Üç yıl içinde Türkiye'nin milli kenevir tohumu çeşidini üreteceğiz. Bunu çıkardığımız zaman olayın narkotik boyutunu değil, faydaları boyutunu konuşacağız artık.”

Bunun ne anlama geldiğini yerimin ölçüsünde açıklamaya çalışacağım.

Bu konuyu ileriki günlerde köşemde yine görebilirsiniz. Çünkü bir çok faaliyet sürdürülüyor bu konuda.

Doç. Dr. Aytaç Bey, bu konuşmayı Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünce düzenlenen "Endüstriyel Kenevir Gerçeği" konulu panelde yaptı. Kenevirin uyuşturucu özelliğinin bulunması nedeniyle ekim alanlarının dünyada ve Türkiye'de azalma hatta yok olma noktasına geldiğine işaret etti. Kenevirden başta tekstil olmak üzere 3 bin ürün elde edildiğini vurgulayan Aytaç, şunları dile getirdi:

"Kenevirin kullanıldığı ürünler aslında saymakla bitmez. Hayatın her alanında kenevir faydalanabilir bir üründür. Kenevir tohumlarının birinin içinde uyuşturucu madde özelliği var. Buraya takılmamak lazım. Çünkü faydaları o kadar çok ki tarımsal faydadan tutun da endüstriyel faydalara, gıda anlamında ve ilaç anlamında çok faydası olan bir ürün. O bakımdan Türk tarım sistemi içinde değerlendirilmesi gereken bir bitki."

Kenevir üretiminde Türkiye'nin kaybettiği zamanı hızla kazanması gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Aytaç, "Türkiye'de kenevir üretimini eski haline getirmeliyiz. İçinde uyuşturucu maddesi olmayan endüstriyel ürün haline getirerek katma değeri yüksek bir ürün olarak ekonomiye kazandırmalıyız. Hem iç tüketimde hem de ihracat olarak kullanabileceğimiz bir üründür." 1930’lara kadar özellikle Kastamonu’da çok ekiliyormuş, saplarından halat urgan yapıyorlarmış…

Doç. Dr. Aytaç, Fransa'nın hem tohumculuk hem de endüstriyel anlamda kenevir üretiminde dünyada birinci sırada yer aldığını belirterek, "Ondan sonra Çin ve İsrail geliyor. Kanada’yı da unutmamak gerekiyor. Bu ülkeler özellikle ilaç üretimi konusunda çalışıyor. Amerika Birleşik Devletleri'nde kanunlar çıkartılarak kenevir ekimi artırılıyor. Yani dünya bu konuda tırmanışta bizim ucundan onları yakalamamız lazım. Kenevirle ilgili kanunlarımızı yenilememiz lazım" ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Aytaç, esrarsız kenevir tohumu üretebileceklerini vurgulayarak şöyle konuştu:

"Esrarı çok az üreten kenevir çeşitleri dünyada var. Biz mısır gibi keneviri tarlaya ekeriz, alıp kötü amaçlı kullanmak isteyen, hiçbir fayda sağlayamaz. Çünkü bunların içinde uyuşturucu madde özelliği çok az, buna endüstriyel kenevir çeşidi diyoruz. Avrupa'da 58 tane esrarı çok düşük kenevir çeşidi var ama bizim ülkemizde yok. Biz üniversite ve Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü olarak ortak bir çalışma başlattık, birkaç yıl içinde esrarsız kenevir tohumu üreteceğiz. Sera ve laboratuvar şartlarında hemen hemen her bitkiyi analiz ediyoruz. Üç yıl içinde Türkiye'nin milli kenevir tohumu çeşidini çıkaracağız. Bunu çıkardığımız zaman olayın narkotik boyutunu değil, faydaları boyutunu konuşacağız."

Samsun'da 2 gün süren panele İstanbul’dan eski milletvekili mühendis Yalçın Koçak başkanlığındaki bir heyet de katıldı. Koçak keneviri ilk olarak danışmanı olduğu İstanbul Aydın Üniversitesi’nde gün boyu süren bir çalışma ile gündeme getirmişti. Daha sonra Kastamonu Üniversitesi’nde son olarak Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde gündeme taşıdı.

Panelin ardından Samsun’un Vezirköprü ilçesine geçtik, Narlısaray Mahallesi'nde (köyünde) şimdiye kadar bir kişinin ektiğini kenevir tarlalarının bu yıl 27’e çıktığını öğrendik. Bu tarlalar 5-10 dönüm arasında değişiyor.

Bu arada geçen yıl bir genelge ile 19 ilde kenevir ekimine izin verilmiş, ancak ekimi çok disiplin altında tutuluyor.

19 il arasında Ordu da var… Trakya bölgesi yok.

Not: Kenevirin ne olduğunu, sanayide nasıl kullanıldığını, kanser tedavisinde üzerinde çalışıldığını…öğrenmek için Hürriyet yazarı Yalçın Bayer’in önceki Perşembe ve Cuma (3, 4 Nisan Yeter Siz Milletin) günlü yazılarını mutlaka okumalısınız. Konsept danışmanı Dr. Yalçın Koçak’ın olarak yer aldığı Erdem Ulaş’ın ‘Mucize Bitki Kenevir’ kitabınıda temin etmek için www.kenevirturk.com’dan bilgi alabilirsiniz.

Yazarın Diğer Yazıları