Milli İstiklal

12.Kasım.2017

Atatürk’ü anlamak için önce biyografisini öğrenmekle işe başlamalıdır... Malum olduğu üzere 10 Kasım, milletimiz için Atatürk’ü anma günüdür. Ve fakat; Atatürk’ü anlamanın yanında O’nun gösterdiği hedefler doğrultusunda, O’nun işaret ettiği “muasır medeniyet”e ulaşma yolunda kararlılıkla yürümek için durmadan, duraksamadan çalışmak, üretmek gerekir. Yarınların daha güçlü Türkiye’sini inşa etmek gayreti içinde olmak şarttır.

Bugün uluslararası alanda ağırlığı sürekli artan, sesi daha gür çıkan, şer ittifaklarının bütün saldırılarına rağmen önemli bir konuma gelen ve bölgesel güç olarak dünyaya damgasını vuran bir Türkiye var. Milletçe birlik ve beraberlik içinde elde ettiğimiz ve etmeye çalıştığımız başarılar elbetteki, ülkemizin yolunun açık olduğunun en somut göstergesi olsa gerektir.

Milletimizin uygar dünyada saygın bir yer edinebilmesi için, yorulmaksızın, gayret sarf etmek, çalışmak, üretmekle sorumlu olduğumuzun bilinci ile bize emanet edilen Cumhuriyet’imizi daha güçlü kılmak ve ülkemizi daha ileri seviyelere ulaştırmak hepimizin ortak sorumluluğudur... Atatürk’ün en çok üzerinde durduğu konu, Türk istiklalidir.

Bu noktada en önemli unsur “bağımsızlıktır.” Askeri, ekonomik, sosyal vb. alanların herhangi birinde dahi “Tam bağımsızlığı” yitirmek demek, bütün alanlarda bağımsızlığı yitirmek, bir yerlere bağımlı olmak demektir. Tam bağımsızlık, bölünmez bir bütündür. Burada demokratikleşmeyi, sanayileşmeyi, aynı zamanda uyumlu ve düzenli bir biçimde gerçekleştirip, ekonomik bağımsızlık ve özgürlük sağlayabilmek, kısacası dışa bağımlı olmamak demektir...

Lütfen dikkat ediniz!... Atatürk’ten bize... “Ben yaşayabilmek için müstakil bir milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple “Milli İstiklal” bence hayat meselesidir. Millet ve memleketin menfaatleri icap ettiği takdirde, insanlığı teşkil eden milletlerden herbiriyle medeniyet gereği dostluk, siyaset münasebetlerini büyük bir hassasiyetle taktir ederim. Ancak!... Bunu, milletimizi esir etmek isteyen herhangi bir milletin de bu arzusundan vazgeçinceye kadar amansız düşmanıyım.”

Değerli okuyucularımız; başlarken de değindiğimiz gibi; Atatürk’ü anlamak için O’nu iyi tanımak ve öğrenmek gerekir. Öyle kuru kuruya, sözde Atatürkçü kesilmek, kendilerinden başkalarını Atatürk’e yanaştırmamakla ne yapılmak isteniyor acaba? Kendilerinden başkasını Atatürk’e karşıymış gibi sürekli yaveleyenler, O’nun fikirlerinden, görüş ve düşüncelerinden bihaber olanlar olsa gerektir. Lütfen Atatürk’ü hiç kimse kirli siyasetine alet etmesin.

Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki; bu millet Atatürk’ü içtenlikle benimsemiş ve bağrına basmıştır. Bugün; O’nun görüş ve düşünceleri, gösterdiği hedefler doğrultusunda ülkemizin kalkınması, güçlenmesi, muasır medeniyetin üstüne çıkması için canla başla çalışılmaktadır.