MİLLETVEKİLİ YEMİNİ

11.Temmuz.2018

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 81. maddesindeki milletvekillerinin göreve başlarken ettikleri yemin metniyle yazıma başlıyorum.

 “Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma; hukukun üstünlüğüne, demokratik ve lâik cumhuriyete ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı kalacağıma; toplumun huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerden yararlanması ülküsünden ve Anayasa'ya sadakatten ayrılmayacağıma; büyük Türk milleti önünde namusum ve şerefim üzerine ant içerim.”

1923 yılında Atatürk, devletin yönetim şeklini Cumhuriyet olarak ilan ettikten sonra yapılan seçimlerde milletvekili seçilenler bu yemini yüce mecliste yaptılar. Tüm milletvekilleri bu yemine, onurlarını ve namuslarını korumak için uymak zorundadırlar. Buna uymayanlar görevlerini yapmadıkları gibi “şeref ve namus” gibi değerlerden de yoksun kalırlar.

Ulusumuzu birleştiren bu yemin varken, Cumhuriyetin ilanından bugüne kadar halkın seçtiği vekillerin ve bakanların ettikleri yemine uymayıp halkımızı hüsrana uğrattıklarını da gördük.                                                                                   

Devletin varlığının, bağımsızlığının, vatanın ve ulusun bölünmez bütünlüğünün tehlikeye düştüğü zamanları yaşadık. Ulusun kayıtsız, koşulsuz egemenliğini ümmet ya da tarikat egemenliğine dönüştürmeye kalkışan bedbahtlar türedi. Bu yüzden hukukun üstünlüğünden ödün vermek zorunda kalındı. Demokratik ve laik Cumhuriyet yönetimi büyük yaralar aldı. Atatürk ilkelerine göre geleceğimizin temeli atılmışken Cehalet, tarikat ve Arap örflerine göre yönetime heveslenen sinsi fetocu güçlerden devletin korunması kaçınılmaz oldu. Bu yemin, Halkımızın insan haklarına saygılı, özgür yaşaması ve dayanışması, ulusumuzun sonsuza dek varoluşunun garantisidir. Bu yemin vatanın geleceğini ve çağdaşlığını simgeleyen yasal bir sorumluluktur.  Bu yemini erozyona uğratmaya kalkanlar ve buna uymayanlar, halkımıza ve devletimize karşı büyük sorumluluk altındadır. Umarım bu yeminin gösterdiği çizgiden kimse ayrılmaz, Atatürk’ün ilkeleri doğrultusunda Türkiye yücelmeye devam eder.