SON DAKİKA

Haber > MİDEMİZ ÇÖP KOVASI DEĞİLDİR

MİDEMİZ ÇÖP KOVASI DEĞİLDİR

07 Eylül 2013 Cumartesi - 09:31

Sevgili okurlarımız, hepinize sağlıklı, sıhhatli güzel günler dileyerek köşemize başlıyoruz. Başlıktan anlaşılacağı üzere yine sağlığa farklı bir pencereden bakacağız. Hadi bakalım bir sofra düşünün; Bir tas çorba Bir tas sıcak yemek Bir kase salata Bir porsiyon tatlı Üzerine 3-5 bardak çay Aman ne güzel diye düşünüyoruz değil mi? Peki o zaman bunların hepsini bir büyük tencerenin içine dökün karıştırın ve şöyle bir bakın bakalım, bu karışımı yiyebilir misiniz, yer misiniz? Birçok kimsenin surat ifadesini görür gibiyim. Demek ki çok da hoş değil. Ama biz ne yapıyoruz, bunların hepsini tencere yerine midemize dolduruyoruz, tek farkı midemizi göremiyoruz. Zaten biz biliyoruz ki bazı yiyecekler aynı anda yenilmemeli. Örneğin balık ile yoğurt. Bazılarının "aman canım ben yiyorum, hiçbir şey de olmuyor" dediğini duyar gibiyim. Aslında oluyor ama o farkında değil. Hastalık denilen durum hasarların görünür hale gelmesi demektir. Görünmemesi onun sağlıklı olduğunu göstermez. "İnsanoğlu, midesinden daha kötü bir kap doldurmuş değildir. Esâsen insanoğluna, belini doğrultacak kadar, birkaç lokma yemesi yeterlidir. Yok, illâ daha fazla yemesi gerekirse, o takdirde, midesinin üçte birini yemekle, üçte birini içecekle doldursun, üçte birini de nefes payı olarak boş bıraksın!"  (Müsned, IV, 132; Hâkim, el-Müstedrek, IV, 331-332) Bir kap düşünün içi tam dolu, başka bir kap düşünün içi yarı yarıya dolu ve bu iki kabı da çalkalayıp içindeki muhtevayı karıştırmayı deneyin. Hangisi daha iyi karışır ve hareket eder, tabii ki yarı yarıya dolu olan. Midemizi tıka basa doldurursak, mide içindekini karıştırıp öğütemez ve besinler sindirilmeden ve parçalanmadan bağırsaklara geçer. Oradan da tam sindirilemeden atılır. Beslenme, insanın sağlığı için en fazla düşünmesi gereken bir konudur. Peki biz nasıl besleniyoruz? İhtiyacımız kadar mı yoksa istediğimiz kadar mı? Doğru olanı tabiî ki ihtiyaç kadar yemektir. Beslenmek bir matematik formülü gibidir. Vücudun ihtiyacı kadar yersek dengeli, ihtiyaçtan fazla yersek denge şişmanlık ve sonuçta obezite, ihtiyaçtan az yersek de zayıflık, yıkım tarafına doğru kaymış olur. Son yıllarda sürekli olarak mizaç ve kan grubuna göre beslenmek konusu tüm dünyanın gündemini teşkil ediyor. İçecek bir bardak suyunuz ve yiyecek bir dilim ekmeğiniz varsa dünya nüfusunun %40’ından daha zengin olduğunuzu sakın unutmayın. Beslenme şekli yaşa göre değişir. Gençlikte yediklerimiz ile yaşlılıkta yediklerimiz aynı olamaz. Genç insanın metabolizması daha hızlı olduğu için enerji tüketimi daha fazladır. Ama yaşlılıkta metabolizma yavaşlar, enerji tüketimi azalır. Yapılan bilimsel bir çalışmaya göre haftada iki kezden daha fazla kırmızı et tüketenlerin bağırsak kanseri olma riski daha yüksektir. Beslenme nasıl olmalı: İhtiyaç kadar ve yetecek kadar yemeli, çok çeşitli ve karışık yemek yememeli, farklı öğünlerde farklı yiyecekler tüketilmeli, spor ve ağır egzersiz öncesi ve sonrası yememeli, arada en az 1-2 olmalı, kan grubumuza göre beslenmeli, birbiriyle uyumsuz yemekleri aynı ayda tüketmemeli, yemek anında fazla su tüketmemeli, yemekten yarım saat önce ve sonra su içmeli, yemeğin hemen peşine meyve yememeli, yaş ilerledikçe yediklerimizin miktarını azaltmalı, akşam yemekleri erken yenilmeli, çok geç saatlere bırakılmamalı, geceleri sürekli atışma yapılmamalı, uyku öncesi herhangi bir şeyler yememeli, günde en az bir kez mineral içeriği geniş ve iyi olan gazsız ve sodasız maden suyu içmeli DOĞRU BESLENMENİN FAYDALARI: Sağlıklı bir vücudumuz olur, akut ve kronik hastalıklardan korunuruz, cildimiz daha sağlıklı görünür, uykularımız daha rahat ve verimli olur, iş gücümüz artar, hafıza ve beyin fonksiyonları daha aktif olur. YETERSİZ BESLENMENİN ZARARLARI: Büyüme ve gelişme geriliği, Vücut fonksiyonlarında yetersizlik, Bağışıklık sisteminde zayıflık, Hastalıkların daha uzun sürmesi, Tedavilerin gecikmesi, Zeka ve zihin problemleri, Cilt bozuklukları, Fiziksel yetersizlik. FAZLA BESLENMENİN ZARARLARI: Fazla kilo almak, Kemik eklem hastalıkları, Kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, damar tıkanıklığı, Uyku bozuklukları, Hazımsızlık, Akut ve kronik hastalıklara davetiye, Fiziksel aktivite azalması, Ağrı. ÖNERİLER: Fazla kilolarınız için mutlaka bir diyetisyenle görüşün. Önlem almak için bir an önce harekete geçiniz. Düzenli egzersiz-spor yapınız. Sizi takip eden bir doktorunuz olsun. Doktora gitmek ve sağlık hizmeti almak için hasta olmayı beklemeyin. Kilolarınız için tedaviye hemen başlayınız ve bir akupunktur hekiminden destek alınız.

YORUMLAR

400

Daha Fazla:

VİDEO

SON DAKİKA

ÇOK OKUNANLAR

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap