SON DAKİKA

Haber > Mehmet Bekaroğlu ve Kefere Kemal!

Mehmet Bekaroğlu ve Kefere Kemal!

06 Eylül 2014 Cumartesi - 11:59

Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu'nun Kılıçdaroğlu tarafından CHP’ye çağrılması ve katılımı eski bir tartışmayı, hem de çok şiddetli bir biçimde yeniden alevlendirdi. Geçmişte bir yazısında kullandığı "Kefere Kemal" (Dinsiz-Kafir Kemal) sözleri her türlü tartışmanın önüne geçti. Bekaroğlu, Gelecek dergisinin 1993-Bahar sayısında, "Su Üstünde Yürümek" adlı bir makale yazdı. Ki bu dönemde KTÜ Tıp Fakültesi Psikiyatr Bölümü’nde doçentti. Bu yazıyı gazete makalesi olarak ele alan ve ağır biçimde eleştiren ilk kişi, dönemin Hürriyet Gazetesi Trabzon Temsilcisi rahmetli Orhan Kaynar’dı. Karadeniz ekindeki yazı ile "Kefere Kemal diyerek Atatürk’e saldırıda bulunduğu" değerlendirmesi, Bekaroğlu’nun üzerine yapışıp kaldı. Aslında Bekaroğlu’nun yazısı bir tür geçmişle hesaplaşan, hatta öz eleştiri içeren unsurlar taşıyordu. İran İslam devrimi ve bugün (1990’lar) gelinen noktada, geçmişteki saf idealizmin fark edilen gerçeklik içinde nasıl dağıldığını ironik (söylenenin tam tersinin kastedildiği) bir anlatımla okuyuculara sunuyordu. Tümce aynen şöyleydi: "… Bir zamanlar şanlı ecdat vardı; dört kıtada at koşturan, sonra Ayasofya, Yunan'ı telin mitingleri ve Büyük Doğu. Bir de Kefere Kemal!" İslamcı, cemaatçi-tarikatçı kesimlerin Atatürk’e saldırdığında kullandığı bir hakaret-küfürdür Kefere Kemal! Bekaroğlu’nun bu yazıda, İslamcı yoldaşlarının olaylara bakarken gerçeklerden ne derece kopuk ve yanlış zeminler üzerinde yükseldiğini söylemeyi amaçladığı anlaşılıyor. Bu tür ironik söylemlerin, düzgün-doğru kurulmazsa, nasıl yanlış anlamalara yol açabileceğine belki de en güzel örnektir bu alıntı. Çok açık ki Bekaroğlu siyasal İslamcı kökenden gelen, İran İslam devriminden çok etkilenen, bir dönemler Türkiye’de de Humeynici bir iktidar değişikliği özlemi duyan biri. Siyasal İslamcı-genç idealist yıllarında Atatürk onlara böyle anlatılıyordu, o da böyle görüyordu. Sonra köprünün altından çok sular aktı. O da değişti ve olgunlaştı. Çıkışları, olaylar konusunda farklı yaklaşımlarıyla birçok kesimin saygınlığını kazandı, akil biri konumuna yükseldi. Belirli dönemlerde birlikte yürüdüğü Günay, Kurtulmuş, Malkoç gibi güce teslim olmadı, pragmatist (yararcı, sonuca yönelik) değil ilkesel ve ahlaki baktı. Bekaroğlu CHP için doğru bir transfer mi? Bunu zaman gösterecek. Ancak bağımsız tutumu, dünya görüşü, sözgelimi Lazlık konusunda dar etnik yaklaşımıyla CHP’nin temsil ettiği değerlerle çelişen çok tarafı var. Ama ilkeler, değerler o kadar bozulmaya uğramış ki, CHP’yi Bekaroğlu üzerinden konuşmak haksızlık olur. Yine de bu beraberliğin çok fazla süreceği kanısında değilim.

YORUMLAR

400

Daha Fazla:

VİDEO

SON DAKİKA

ÇOK OKUNANLAR

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap