MAKÛS TALİHİ DEĞİŞTİ

12.Ocak.2018

MAKÛS TALİHİ DEĞİŞTİ

■ Süleyman Soylu neden önemlidir?

Süleyman Soylu neden seviliyor?

Süleyman Soylu neden tu kaka yapılmak isteniyor?

Süleyman Soylu’ya neden bu kadar saldırı yapılıyor?

 Kısa ve öz yazıyorum.

30 yıldır memlekette sıkıntı olan önceliklerin ilk sırasında ne vardı?

Tabii ki terör.

■ Birinci sırada terör, ikinci sırada ekonomi ve sıralama böyle devam ediyordur.

Bugün ise sıralama ters düz oldu. Terör birinci sıradan alt sıraya düştü.

Öncelik ise ekonomi oldu.

 ■ O nedenle hiç kıvırmadan sıkılmadan, Soylu’nun hakkını teslim etmek gerek. Soylu’yla birlikte Türkiye’nin terör konusunda makûs talihi değişti. Buna itirazı olan var mıdır? Olduğunu, olacağını zannetmiyorum.

ÖNEMLİ FİGÛR

■ AK Partili olmayan bir dostum aradı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu için çok ilginç tespitlerde bulundu. Dostumun bu tespitini sizlerle paylaşmak istedim.

■ Bakınız dostumuz tespitinde neler söylemiş? “Güneydoğu illerinde 6 Haziran ve 1 Kasım’da alınan oylar ile 16

Nisan referandumu (Soylu’nun İçişleri Bakanlığı dönemindeki) alınan oylar karşılaştırıldığında ve bugünlerde yapılan anket sonuçlarına bakıldığında Soylu o bölgede olduğu sürece yani içişleri bakanlığına devam ettiği müddetçe  oralarda CHP’ye ekmek çıkmayacağını anladıkları için Soylu’nun üzerine gidiyorlar.

■ Ancak, Soylu için söylenecek tek söz (öldürmeyen her darbe güç verir bana) misali çok daha güçlü bir siyasi figüre dönüşüyor.” Şimdi diyeceksiniz ki, bir AK Partili aradı, bunları o söyledi sizlere.

■ Yazımın başında da belirttim dostumun AK Partili olmadığını.

■ Doğruya doğru eğriye eğri diyen bir dostumuz söyledi bunları bize.

ORTAK KARAR OLMALIYDI

■ Eğri oturup doğru konuşalım.

■ Bir kere cami yapılmasına asla karşı değiliz. Öncelikle bunu belirtelim. Çünkü yanlış anlaşılmalara mahal vermeyelim.

■ Burası Türkiye, ipi nereye çekerseniz oraya gittiği için, ipimizi sıkı ve sağlam tutalım. Derdimiz bağcıyı dövmek değil elbette.

Derdimiz cami yapacağım derken yapılan mağduriyetleri dile getirip, kamuoyu önüne koymaktır. Moloz mevkiinde yapılacak cami için onlarca esnaf mağdur, Avrasya pazarının akıbeti ise tam

bir muamma. Avrasya dernek başkan yardımcısı dertlerini anlatmak için çalmadık kapı bırakmadı. Ne var ki, her çaldığı kapı yüzlerine kapatıldı.

■ Peki o zaman şu soruları sormak hakkımız değil mi? O kadar mağdurun hakkını kim teslim edecek? İşini kaybeden o kadar insana kim iş bulacak, kim yer gösterecek?

■ Mağdur olan insanları kim dinleyecek? O insanların dertlerine kim çare olacak? Evet beyler, cevap arayan sorular bunlar.

Cami yapmak kolay; ya insan gönlünü yapmak?

FATURA SOYLU’YA

■ Olayın bir başka boyutu ise şöyle: Trabzon’da kuş uçsa sorumlusu İçişleri Bakanı Süleyman Soylu değil midir? Öyle ya, bu şehrin bakanıdır kendisi. Yapılan her şeyden sorumlu tutulur. İyi veya kötü ne olursa olsun... Faturası öncelikle siyasi olarak Soylu’ya çıkarılır. O zaman cami yapımına karar verildiğinde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun fikri alındı mı? Kendisiyle konuyla ilgili istişare yapıldı mı? Bu gibi işler istişarelerle yapılan işler değil midir? Bakan Soylu’nun görüşü bu konuda ne olmuştur, kendisine sorulmuş mudur?

■ Ne yazık ki Trabzon’da bazı siyasetçileri tenzih ediyorum, bazıları ise siyasi olarak prim yapma peşindeler. Var mıdır bunun başka açıklaması?

■ Cami yapımı kararı verilirken başta bakan olmak üzere milletvekilleri, şehrin ileri gelenleri ve STK’larla istişareler yapılıp, öyle karar verilse daha iyi olmaz mıydı

BUGÜN SELAHADDİN EYYÜBİ, YARIN!

■ Cami yapımına karar verildi. Altı iş adamından destek istendi. Altı iş adamından beşi desteğe tamam dedi. Bir tanesi ise desteklemeye sıcak bakmadı. Neden acaba destek vermedi o iş adamı cami yapımına? İşin ilginç tarafı şu:

■ Caminin yapımı için eski bakan Erdoğan Bayraktar öncülük yapıyormuş, Alemdarlar Derneği adı altında iş yürütülmeye çalışılıyormuş. Bu da garip değil mi?

■ Hem Alemdarlar Derneği altında cami yapımı sürdürülmek isteniyor, hem de iş adamlarına ekonomik destek verin deniyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu?

Bugün caminin adı Selahaddin Eyyübi, yarın adı Alemdarlar olsa kim ne diyebilecek? Yahu gardaş bir cami yapımını bile yüzümüze gözümüze bulaştırıyoruz. Ne olacak bu insanlarımızın hali?