Kemalist düşünce iflas mı etti?

12.Ekim.2018

Düşünmek ve söylemek ne kadar kolay değil mi? Ama öyle kolay değil. Aksine çok zor! Zira Türkiye, bu düşünce ışığında var oldu. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze dek, köylümüzden alın da cumhurbaşkanına kadar herkes Kemalist düşünceyi çok iyi bilmesi gerekmektedir. Özellikle okullarımızda temel öğreti olarak okutulmalıdır. Ancak öyle görülüyor ki, öğrencilerimize bilgi verilmesi bir tarafa dursun onları, kin ve nefrete götüren yanlış bilgileri aşılıyorlar.

Burada itiraz kabul görmez. Zira bugün uygulanan eğitim sisteminden anlaşılıyor. Kemalizm; bir an önce kalkınma çabası ve çağdaş uygarlık hedefine ulaşma özlemidir. Bu düşünce her türlü imtiyazı ve sınıf çatışmasını ret eder. Bizler bu özlemi yakalamak için hiçbir çalışmanın yapılmadığını söylersek, sanırım eksik olmaz. Köy Enstitülerinin kapanmasından sonra başlayan karşı hareket, günümüzde olgunlaştı gibi geliyor. İmtiyazlı sınıfların yaratıldığı, hukukun susturulduğu ve korku üreterek feryatların içimizde hapsedildiği bir dünya yarattık. Oysa kalkınmanın köylerden başlayacağını unuttuk. Feodal düşünceyi isim değiştirerek hakim kıldık. Her konuda dışa bağımlı olduk. Siyasi söylemler ülkenin geleceğini ürkütücü duruma getirdi. Son günlerde ülkemizde hiç alışık olmadığımız gelişmeler yaşıyoruz. Ülke bağımsızlığı tartışma konusu ise bir kurtarıcı aramamıza gerek yok. Atatürk’ün düşüncesini iyi tahlil ederek çıkış yoluna ulaşacağımızı bildiğimiz halde, inatla nefretlik söylemlere prim veriyoruz. Halkın bilgi alma kaynakları olan medya, asli görevinden uzaklaşmış durumda.

Kemalizm, hiçbir zaman iflas etmedi. Sadece onu anlamadık ve anlamaya da çalışmadık. Şayet yaşama geçseydi ülkemiz bu zor durumu yaşıyor olmayacaktı. İşte burada medyaya çok büyük sorumluluk düşüyor. Doğru bilgileri halkımıza aktarılmasında özen göstermek zorundadır. Kemalizm hiçbir zaman yok olmadı ve olmayacak. Tüm beklentimiz bir gün ciddi ekiplerin elinde halkımızın hizmetinde olmasıdır. Asıl iflas eden, yatsıya kadar yanan mumlardır...