Karardı Karadeniz, palamut doldu deniz!...

12.Ekim.2018

Karadeniz kabardı palamut havalandı, havalandıkça da avlandı. Bu yıl palamut yılı oldu, Karadeniz palamut doldu... Karadeniz’de palamut bolluğu ile ilgili balıkçılarımızdan bilgi almak istedik. Tecrübeli balıkçılarımızdan "İmparator 4" teknesinin kaptanı, aynı zamanda hala-dayı oğlu Sayın Mehmet Kaptan (Çalış)'dan aldığımız bilgilerin bir bölümünü siz değerli okuyucularımızın bilgisine sunuyoruz. “Bilindiği üzere bu yaz mevsimi çok sıcak geçti. Balıkların havyar dökme ayları olan Mayı ayı sonları, Haziran ve Temmuz aylarında genelde soğuk olmayan güneyli kıble-lodos ve batı lodos gibi ılık rüzgarlar esti. Yıldız-poyraz ve keşişleme gibi soğuk rüzgarlar hemen hemen hiç esmeyince, başta palamut olmak üzere, hemen tüm balıkların döktükleri havyarlar çok büyük ölçüde kırılmaya uğramadan tuttu, yani kırıma uğramadı. Balıkçılar olarak biz bu durumu havaların istenildiği gibi gitmesinden büyük ölçüde tahmin ediyorduk. Çok şükür tahminlerimiz doğrultusunda denizlerimizde palamut bolluğu yaşanıyor. 45 yıldır balıkçı sektörünün içindeyim, rahatlıkla söyleyebilirim ki, özellikle palamut açısından son 45-50 yılın en bol sezonu yaşanıyor.Denizlerimizde bol yem olması ve havaların da elverişli gitmesinden dolayı avcılığın bir müddet daha böyle devam edeceğini tahmin ediyorum...” Ve!... Sonuç olarak diyebiliriz ki; Karadeniz kabardı, palamut havalandı, balıkçılarımız yakaladı.

ALKIŞLAR GÜMRÜKÇÜOĞLU’NA

Trabzon ilimiz 2014 mahalli seçimleriyle büyükşehir statüsüne kavuşmuştu. Aradan dört buçuk yıl gibi bir zaman geçti. Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın O. F. Gümrükçüoğlu geçenlerde (5 Ekim 2018) Çay TV'de “Büyükşehir Trabzon ve Şehrin Geleceği” konulu basın toplantısı düzenlemişti. Bu noktada şunu ifade etmek gerekir ki, Sayın Gümrükçüoğlu Trabzon’u her semtiyle, her noktasıyla çok iyi ezberlemiş. Trabzon’un her noktası hakkında nereye,nelerin yapıldığını, nelerin yapımının devam ettiğini ve nelerin yapılmasının planlandığını, hiç duraksamadan, kem küm etmeden net bilgilerle basının ve toplumun bilgilerine sundu. Öylesine hazırlanmış, öylesine bilgi sahibi ki, gerçekten de övgülerin en büyüğünü, alkışların en güzelini hak etti... “Sezar’ın hakkı Sezar’a.”