Karaman ile devam etmek Trabzon'un yarasını derinleştirir

12.Kasım.2018

1978 yılında Samsun’da basketbol antrenörlük belgesi için kampa girdik.

Hocamız Türk basketbolunun efsane ismi Aydan Siyavuş’tu.

İyi antrenör nasıl olur, yıllar önce ondan dinlemiştik. 

“Her antrenör takımının lideridir ve her lider ileri görüşlü olmak zorundadır.”

Böyle söylemişti.

Ünal Karaman’a bakıyorum; mütevazı ve ağırbaşlı ama takımı harekete geçirmede eksik kaldı.

Kendini takıma adadı doğru fakat aynı özveriyi futbolculardan göremedi. Demek ki takımla bütünleşemedi.

Karaman, maç kazanacak motivasyonu takıma yayabilirdi.

Mesela 4-0 kazandığımız Galatasaray maçından sonra futbolcuların moralini yüksek tutup galibiyet havasını devam ettirebilirdi.

Ünal Karaman’ı yerel basın olarak çok destekledik.

Çünkü kulübün içini dışını, her şeyini bilen bir adam.

‘Trabzonspor futbolcu ve antrenör mezarlığına çevrilmiş, Ünal gitse ne olacak’ dedik.

Sadece Hacısomanoğlu döneminde 3 hoca eskitmişsin. Hamiler, Halilhodzicler, Reşit Akçaylar, Tolunay Kafkaslar derken sıra bizim Kara Boğa Ünal’a geldi.

Ünal çok kaliteli bir kardeşimiz ama oyuna müdahalede ve kriz yönetiminde etkisiz kaldı. Takıma kendini kabul ettiremedi. Sonrası da 5-0’lık Malatya deplasmanı Onur dahil herkesin kaderini belirledi.

Ne yapabilirdi Ünal Karaman?

  • Mesela yerel basından güvendiği gazetecileri davet edip projelerini anlatabilirdi.
  • Geniş oyuncu kadrosunu avantaja çevirip takımda rekabet yaratabilirdi.
  • Yılmaz Vural, Mesut Bakkal gibi sıradan hocaların izinden gitmek yerine takıma liderlik yapabilirdi.
  • Takımın yeteneklerini analiz edemedi, takım birlikteliğini sağlayamadı, daha profesyonel olabilirdi.
  • Rakamlar ortada; senin kalecin Onur Kıvrak hiç kıvrak değil.

12 maçta 21 gol yiyen bir kalecinin yeri yedek kulübesidir!

Trabzonspor yönetimi Acil Eylem Planı ile harekete geçmeli.

Ahmet AĞAOĞLU radikal kararlar alıp önce altyapıda devrim yapacak.

Sadık hocalar ve sadık oyuncularla Trabzonspor’u alttan yukarıya doğru inşa edecek.

Ünal Karaman şehrin DNA’sını bilen adamdı, bordo-mavi ruhunu takıma işleyecek belki de en güçlü en şanslı adaydı. En azından yeniden yapılanma için giderken esaslı bir rapor bırakmalı. Gördüklerini anlatmalı. En azından bu şehrin ona verdiği değeri o da böyle bir jestle tamamlamalı.