Karadeniz’in Spor Kültürü

10.Mayıs.2018

Geçen hafta sonu Trabzonspor ağır bir yenilgi alınca ister istemez düşünmeye başlıyoruz neden böyle oluyor ve çözümleri nelerdir diye. Çünkü Karadeniz deyince akla gelen ilk şeylerden biri de Trabzonspor. Başka bir takımı tutabilirsiniz ama Trabzonspor’un başarısını bölge olarak hepimiz alkışlıyoruz ve yenilince de üzülüyoruz.

Biraz spor konuşalım diye bilimi falan bıraktım bu hafta.

Aslında biraz derin düşünürsek Trabzonspor’a bu denli bağlı olmamız onun efsane öyküsünden kaynaklanıyor. Cengiz Özkarabekir imzalı “Avni Aker’e Veda” belgeselini izlerseniz neden Trabzonspor’un bölge için vazgeçilmez olduğunu anlarsınız. Bu belgeselde inanılması güç bir sporcu ruhundan söz ediliyor. Trabzonspor yerine, Rizespor ya da Artvinspor da olabilirdi bu efsane. Bizi cezbeden ve etrafında kenetleyen isim değil, arkasındaki spor ruhu ve başarı azmidir. Cengiz Özkaraberik bunu spor kültürü diye tarif ediyor. Hırs mücadele ve kazanma isteği ön plana çıkıyor bu Karadeniz spor kültüründe. Yani çekim gücü isim değil, içinde yaşadığımız kültürdür. 

Bir hemşerimle bu konularda konuşurken aklımız bu Karadeniz’in spor kültürüne takıldı. Herkes spor yapmaktan zevk alır ve sağlık için iyi bir şey olduğunu bilir ama biz Karadenizliler bunu daha öteye taşıyoruz sanki. Nereye baksanız bu Karadeniz sporcu ruhunu aslında görürsünüz.  Mesela, Artvin’li Gözde ve Özge Kırdar ikizleri duydunuz mu hiç? İlkokuldan beri voleybol oynayan ikizler. Özge yeni kurulan Türk Hava Yolları takımında profesyonel oynuyor. Gözde Vakıfbank Spor Kulübünün kaptanı ve yıllarca bu kulübe şampiyonluk tattırmış bir Karadenizli. Geçtiğimiz Pazar Avrupa şampiyonu oldular. Trabzonspor efsanesinden bahsettim ya, işte alın size başka bir Karadeniz efsanesi. Bir Karadeniz ailesinden çıkan ikizler hemen hemen Türkiye’de voleybol tarihini şekillendirmişler ve şekillendirmeye de devam ediyorlar. Gözde Vakıfbank’a 20 şampiyonluk yaşatmış bir sporcu ve bu kupalardan 4 tanesi de Avrupa Şampiyonluğu. Efsanenin de ötesinde bir şey bu.

Gözde’nin hikayesinde acaba Trabzonspor için ders alınacak bir şey var mı?  Bence var. Gözde bizlere Karadeniz spor kültürünü yaşayarak anlatıyor ama biz farkında değiliz sanki.  Zaten Gözde’yi kaç kişi tanıyor ki bölgemizde onun efsanelerinden esinlensin? Gözde’nin yaklaşık 10 bin takipçisi var Instagramda ama Burak Yılmaz’ın 550 bin. Yani bir çoğumuz bilmiyor Gözde’yi ve bilmediğimiz için de Karadeniz spor kültürü diye bir kavramdan pek haberdar değiliz. Bu spor kültürü bir futbol kültürü değildir. Bu çok yanlış bir saptama olur.  Trabzonspor kurulmadan önce bile insanlar bu coğrafyada yüzlerce yıl değişik dallarda spor mücadeleleri yapmıştır ve nice başarılar sergilemiştir. Yani bölgenin yaşam koşulları spor kültürünün oluşmasına ön ayak olmuştur. Futbol bunun sadece bir derivasyonudur.  Bunu algılamadan parayla takım kurarsanız bir yere varamazsınız. Bizler her daim bize has olan sporcu ruhunu ön planda tutmalıyız. Sporcularımızı ve yöneticilerimizi öyle seçmeliyiz.

Saygılar

Yazarın Diğer Yazıları