KANUNİ ANADOLU LİSESİ'NE ŞEYTANLIK!

13.Nisan.2018

Trabzon Kanuni Anadolu Lisesi’ne, ben diyeyim “Metruk Eğitim”, siz söyleyin “Milli Eğitim” kararı ile  “sınavsız öğrenci” alınmaya karar verilmiş ise, aslında yadırgamamak lazım!

Çünkü, yanlış kantar kullananların doğru ticaret yapmasını beklemek zaten abesle iştigaldir.

Hele hele, “sınavla alacaklar” listesindekilere bakıldığında, “Böylesine bir yanlış yapılır mı? Bu kadar haksızlık olur mu?” diye isyan etmemek mümkün mü?

Ama bu ülkede maalesef mümkün oluyor! Çünkü, Türkiye’de haksızlıklar karşısında susmayı yeğleyenlerin sayısı çığ gibi artıyor.

Hem de; “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır” hadisine rağmen...

*

Yazık yazık! Hem de çok yazık!

Göz göre göre, Trabzon’un en nitelikli okulu, “niteliksizler” sınıfına devlet eliyle, gerçeklere rağmen kaydediliyor. Nice niteliksizler ise giydirilip, kuşandırılıp kamufle edilerek hak etmedikleri seviyeye taşınıyor!

Ne diyelim? Taşıyanlar da, taşınmasına seyirci kalanlar da utansın!

ALTUN MİSALİ TAŞ GİBİ KÜÇÜKBEY...

Taş gibi inancı, altun gibi kalbi vardı.

Onun için de soyadı ALTUNTAŞ idi...

O’nun kocaman, koca bir bey olacağını bilenler de O’na KÜÇÜKBEY adını daha doğduğunda vermişlerdi.

Arsin Ortakokulu sıralarını birlikte paylaştık. Ben ona “Mesahorlu” diye takılırdım.

O isteğini yani öğretmenliği, ben gazeteciliği elde ettim.

O değil sadece Mesahor’un, Arsin’in, Trabzon’un Türkiye’nin dağlarını, bayırlarını çok severdi. Sevdiği için de arıları bahane ederek, “dağ tepe, dere bayır” demez güzelliklerle demlenir dururdu.

Göçüp gitti. Öteki alemin dağlarla, derelerle, bayırlarla, çiçeklerle dolu kesimine, cennetine. Buluşmak üzere koca adam, KÜÇÜKBEY...