İyi olmak gibi bir niyetiniz varsa!

27.Temmuz.2018

Parti içi kavgalarda, kavganın gerçek nedenini göremeden bir uzlaşıya varamazsınız… Hele de kavganın adını koymak için çaba sarf edenleri hain ilan ederseniz, daha yolun başında tükenirsiniz.

Genelde kendi gibi olmayanı veya düşünmeyen insanları saf dışı bırakmaya kadar varan parti içi kavgaların nedeni, fikri alt yapı eksikliği, iyi bir çalışma planı, teşkilatlanma ve liyakat sistemine sahip olunmamasındandır.

Bu kadar eksikliğin yaşandığı bir ortamda parti içi muhalefet yapmak, doğruları ifade etmek oldukça zor… Bu zorluğa rağmen konuşuyor ve bir fikir ortaya getiriyorsanız, bu sizin kişilik yapınız ve sahip olduğunuz siyaset ahlakınızla alakalıdır.

Fikir; her kafadan çıkan sesler ve vaatler değil, bilgi kaynaklı ilkeler ve değerler bütünüdür.

Seçmen tarafından önce savunduğunuz ideallere sonra da siyasi ahlakınıza bakılacağı gerçeğini unutanlar; ilkeli insanların uyarıcı ve denetleyici tavrını tehlikeli görebilir.

Hâlbuki istişareler ve neticesinde ortaya çıkan “fikirde birlik” uzlaşı ortamları ve partilerin önünü açmak için olması gerekendir… İhtiraslar ve benlik duyguları ancak, barış ortamlarında ve ideali olan insanlarda susabilir…

Böylece aklınız  ve idrak etme duygunuz harekete geçecek,  kalp ve vicdan terbiyeniz  bir yanlış içinde olmanıza müsaade etmeyecektir.

Konuşmaktan korkmayan, inanmış ülkü neferlerini hafife alanlar, öcü gibi görenler tarihe baksın. Tarih, inanmış ve inandığını ülküsü yapmış insanların kahramanlıklarını yazar, “ben” diyenleri değil!

Ülkü insanlarının para davaları hiç olmadığı gibi,  zalimlerin zulmünden ortaya çıkan kahramanlıkları da kabul etmezler. Söz adamlarıdırlar. Duruşları da, durdukları yer de, bir fikrin ve emeğin ifadesidir. Biriktirdikleri para değil şahsiyet olduğu içindir ki, verdikleri söz kadar verilen sözleri de namus bilirler.

Siyasi mücadeleniz anlam kazansın istiyorsanız, partinizin hangi fikri temeller üzerine inşa edildiğini ve nerede durduğunu açıkça ortaya koymanız, bu konuda mücadele verenleri dinlemeniz gerekir.

 İskender Öksüz hocamızın dediği gibi, “İnsanların bulunmak istedikleri, kendilerini ona göre tarif ettikleri “merkez” diye bir yer yoktur! “Kitle partisi” diye bir zihin bölgesi de mevcut değildir. Anketlere insanlar “Ben Türk Milliyetçisiyim”, “Adalet ve demokrasi istiyorum”, “Çocuklarım iş bulsun, torpilli olan önce geçmesin” diye cevap verebilir ama kimseden, “Ben kitle partisinden yanayım”, “Ben, merkezciyim” diye cevap alamazsınız.”

Taban kimlik ister… İnancı ve fikri yapısıyla bir tabana hitap etmeyen ve de politikalar üretemeyen hiçbir siyasi yapının başarı şansı yoktur.

Şimdi gerçekte neyin kavgası verdiğinizi bir kez daha gözden geçirin…

Fikri yönde destek verenleri ciddiye alın. Ezberlenmiş rollerle, hamasi nutuk ve sloganları bırakıp toprağa nasıl tutunulacaksınız ona bakın.

Tohum bile (tabana) toprağa tutunmadan yüzeye çıkmaz...