SON DAKİKA

Haber > İSPANYA’DAN, İSTANBUL’A YAHUDİLER!

İSPANYA’DAN, İSTANBUL’A YAHUDİLER!

17 Mart 2018 Cumartesi - 07:00

Fatih Sultan Mehmet’in oğlu, Yavuz Sultan Selim’in babası olan II. Bayezid, 1481 yılında tahta geçmiş ve çeyrek yüzyılın üzerinde ülkeyi yönetmiştir. Berberi asıllı Tarık Bin Ziyad’ın 12 bin kişilik ordusu ile ayak bastığı İber yarımadasında, 800 yıl sürecek Müslüman hâkimiyeti boyunca Yahudiler hiç de hak etmedikleri bolluk ve mutluluk içinde yaşamışlardır. Ancak bu dönem “Elhamra Kararnamesi” ile sona erdirilip Yahudiler İspanya’yı terk etmek zorunda bırakılınca; II.Bayezid; hiç de mecbur değilken ve sınırlarında gelişen bir olay olmadığı halde, sadece insani mülahazalardan dolayı, Kemal Reis komutasında Osmanlı donanmasını İspanya’ya göndererek, 150 bin Yahudi’nin güvenle, Osmanlı topraklarına ulaşmasını sağlamıştır. 8. yy.'da Kuzey Afrika’dan gelen Müslümanlar, İber yarımadasını İslam İmparatorluğuna dâhil ettikten sonra, bölgede yaşayan Hristiyanlar ve Yahudilere, vergilerini verdikleri sürece, dinlerini korumalarına izin verilmişti. Böylece Yahudiler; ticaret, eğitim ve bilim alanlarında kendilerini geliştirme imkânı bulmuşlar ve daha müreffeh bir yaşama kavuşmuşlardı.

Ancak zamanla İslami yönetim zayıflamış ve 14. yy. itibari ile yarımada İspanya’nın hâkimiyetine geçince, katoliklerin ilk icraatlarından biri Yahudilerin, Hristiyanlaştırılması olur. Bu dönemde Hristiyanlığa geçenlere, ‘dönme’ anlamına gelen “konverso” denilir. Yahudi konversolar için kullanılan isim ise ‘domuz’ anlamına gelen “Marrano”dur. Layık görülen isimden de anlaşılacağı gibi, Yahudiler için, bir zamanlar cazibe merkezi olan topraklar, cehenneme dönmüştür. Buna rağmen, İber yarımadasında 15. yy.’a kadar, Yahudilik varlığını sürdürmeyi başarmıştır. Ancak bu başarı tepkiye ve şiddetli bir anti-semitizm’in doğmasına yol açmıştı!

Kastilya ve Leon Kraliçesi I. Isabel ile Aragon Kralı II. Ferdinand evlenerek, iki büyük gücün birleşmesi sağlanınca, İspanya’daki İslam aristokrasisinin tasfiye süreci, hız kazanmıştır. 1478’de kurulan İspanyol engizisyonu binlerce Yahudi’nin ve Konverso’nun infaz emrini vermiştir. Müslümanların son kalesi olan Beni Ahmer devleti de yıkılınca (2 Ocak 1492), hem başkent Gırnata'daki büyük Yahudi cemaati hem de İspanya’da yaşayan diğer Yahudiler için, daha zor günler başlamıştır.

31 Mart 1492’de I. Isabel ve II. Ferdinand, Yahudilerin ‘iyi Hristiyanları kendi kutsal inancından döndürmeye çalıştıkları’ gerekçesi ile İspanya’yı dört ay içinde terk etmelerini emreden, Elhamra Kararnamesini imzaladılar. Üstelik giderken, sahip oldukları altın, gümüş vb. yanlarına almaları yasaklandı. Kararnameye göre bu kurallara uymayanlar, bu süre zarfında ülkeyi terk etmeyenler ve onlara yardım edenler ölüm cezasına çarptırılacaktı. İşte tam da bu sıkıntılı dönemde, Kemal Reis komutasında Osmanlı kadırgaları İspanya’ya doğru yola çıkar. Kararnamenin ardından, dünyanın dört bir yanına dağılan 300 bin Yahudi’nin, 150 bini, II. Bayezid’in donanma gemilerini, İspanya’ya göndermesi ile güvenli bir şekilde Osmanlı topraklarına vardılar. Üstelik onlar en şanslılar arasında yer aldı. Çünkü Portekiz’e kaçanlar, beş yıl sonra Portekiz’in de aynı kararı alması ile yeninden yollara düşerken, Kuzey Afrika’ya geçenler, çöllerde vahşi hayvanlar ve zorlu doğa koşulları ile karşılaştılar. II. Bayezid, yayınladığı bildiri ile Yahudi göçmenlere, Osmanlı topraklarına yerleşme hakkı tanıdığını ve topraklarına yerleşen Yahudilerin Osmanlı vatandaşı olacağını duyurdu. Bölge valilerine ferman göndererek, Yahudi göçmenlere hoşgörü ile yaklaşılmasını emretti. Yahudi göçmenlerin reddedilmesi veya kötü muamele edilmesi durumunda, sorumlularına sert cezaların verileceğini duyurdu. Kemal Reis’in (Piri Reis’in amcası) kumandasındaki kadırgalarla, Osmanlı topraklarına ulaşan Yahudiler, mal varlıklarını kaybetmişlerdi. Başta İstanbul, Edirne ve Selanik olmak üzere, İzmir, Manisa, Bursa, Gelibolu, Amasya, Patros, Korfu, Larissa ve Manastır’a yerleştiler ya da yerleştirildiler. II. Bayezid’in, İspanya’nın bu katliamcı tutumu karşısında; Müslümanları değil de, Yahudileri neden önceleyerek İspanya’dan alıp İstanbul’a getirdiği henüz tam olarak bilinememektedir. Ancak tam ve doğru olarak bilinen bir gerçek var ki, o da şudur: Kendilerini İspanya’nın giyotinlerinden kurtaran Osmanlı devletini yıktıkları gibi, dünyadaki bütün Türk devletlerine de düşmanlık etmişlerdir!

Diyeceğimiz şudur ki, Yahudiler; İspanya’dan İstanbul’a kendilerine hayat hakkı tanıyan Osmanlılara karşı mihnet duymaları gerekirken, tarih boyunca hep, ihanet ve fitne içinde olmuşlardır!

YORUMLAR

400

Daha Fazla:

VİDEO

SON DAKİKA

ÇOK OKUNANLAR

© 2019 www.karadenizgazete.com.tr | Karadeniz Gazetesi bir Güçlü Radyo ve Televizyon kuruluşudur.

Giriş Yap