Hedef; Trabzon'da sahil bırakmamak!

12.Ocak.2019

Sinop’tan atılan tekerlek çalınmaz ise Hopa’ya kadar yuvarlanarak gidecek” diye tarif edilerek yapılmıştı; “Karadeniz Sahili Yok Etme Yolu!” En çok Trabzon’un (Yüzde 90), en az Ordu’nun (yüzde 10) sahilini yok etmeyi başarmışlardı! Trabzon’un kalan yüzde 10’u da sahil katillerine fazla gelmiş olacak ki, Akçaabat’ta 5 km’lik bir kısmı da yok etmek için 3P (Plan, Program, Proje) yapmışlar! Daha doğrusu yine işin kolayını tercih etmişler. Doldur denizi, yok et sahili, yap yolu! “Nasıl olsa kimse karşı çıkmaz, çıkamaz” saymışlar! Geçmişe bakıp, Orduluların sağcı solcu, fakir zengin, işçi memur demeden yolları keserek sahillerini korudukları dönemde, Trabzonluların işi tamamen basına havale edip, yan gelip yattıklarını bildikleri için Güney Çevre gibi alternatif yol arayışlarına girmemişler. Neyse ki bu sefer 10-15 STK bir araya gelip tepki koydular. Yetmez; herkes tepki koymalı. Yetmez; sahile getirilerek iş makinelerinin önü kesilmeli! Yetmez ise, boylu boyunca sahile uzanılmalı! Hem de kış ortasında! Ne yapılırsa yapılsın, ama kalan sahillere artık yol yapılmasın! Şu bilinsin ki, kalanı yok etmeye çalışanlardan çok, onları seyreden, onlara karşı koymayanlar suçlu olacaklardır! Yahu, yetmedi yüzde 90’ı yok etmeniz de, kalan yüzde 10’a da saldırıyorsunuz? Saldırıları seyrediyorsunuz? Hiç mi insafınız, izanınız, vicdanınız, aklınız yok sizin?

BORCU BORÇLA KAPATMA EKONOMİSİ!

Kaç kez uygulanmadı ki! Ben diyeyim “5”, siz söyleyin “10” kere! Sonuç ortada; tarihi yine tekerrür ettirecekler! Adına “kredi” denilerek gerçekte “borç” olduğu kamufle edilmiş olsa da, katlamalı faiz ile, yasal faizciler (!) tarafından verilecek para ile kimsenin iflah olmayacağı apaçık ortadadır. Çünkü geçmişte de defalarca böyle hareket edilmiş, sonuç ise genelde hep hüsranla bitmiştir. Yine de “aynı tas aynı hamam” hesabıyla 120 milyar lira borçlu vatandaş ile onun 4-5 katı içeride olan işletmeci ve KOBİ sahibini düşür yine bankaların kucağına! Hem de tasarrufu bir kenara koyarak! Hem de üretime değil, eski borçlara paraların gideceği bal gibi ortada iken! Hem de bir yandan devletin kaynaklarını, fonlarını üretime zırnık kadar katkısı olmayan başta İŞKUR faciası gibi uygulamalara aktaracaksın, tembellik ile tüketimi teşvik edeceksin! “Okumayın, düşünmeyin, çalışmayın” denebilecek uygulamaları siyaset hesabına yapacaksın! Ondan sonra, bunlar yetmezmiş gibi, borcu borçla temizletmeyi doğru sayıp, bankalar aracılığı ile daha da beter hale getireceksin! Aklıma mukayyet ol Allahım!