Hay gayret; "Ha bire konuşun" dünya rekoru da gelecek!

07.Aralık.2017

“Ağzı olan konuşuyor” diye bir tabir vardır ya!

Hah işte o tabir üzerinden yapılacak tarife dünyada en gerçekçi şekilde uyan ülkelerin başında Türkiye, Türkler geliyor!

En tepedekinden en diptekine kadar ben diyeyim “öylesine”, siz söyleyin “o kadar” çok konuşuyoruzmuşuz ki, Avrupa rekorluğunu ele geçirdik. Sıra geldi dünya rekorunu kırmaya!

Haa, şu “konuşma” dediğimiz işi, “gözler yalan söylemez” gerçeğinden hareketle yüz yüze yaptığımızı sanmayın! Konuşmalar çokluk hesabına ya kürsülerden, ya erkanlardan, ya arkalardan, ya da cep telefonlarından yapılıyor!

*

Eskiden siyasetten gelen devlet adamları haftada bir iki kez konuşur idiler.

Sonra bu her güne çıktı. Ardından sabah ayrı, öğle ayrı şekline dönüştü. Yetmedi “sabah-öğle-akşam” hesabına ulaştı. Artık yatsı namazı sonrasında bile yapılmıyor değil. Mikrofonu gören, çalıyor çeneyi! Yakında uykuda başlarsa hiç şaşmayın!

*

Bugünlük, siyaset sahnesindekilerin “günde, haftada, ayda ve yılda ne kadar konuşuyorlar?” sorusunun cevabını bulma işini daha sonraya bırakıp, cep telefonu ile çene çalmada ele geçirdiğimiz Avrupa rekorundan söz edelim!

Yapılan araştırmalarda Türkiye’de bir kişinin (80 milyona bölünerek. Yani yeni doğan ve konuşmayı bilmeyen bebekler bile hesaba ilave edilerek) ayda kişi başına ortalama 441 dakika cep telefonu ile konuştuğu tespit edilmiş. Bu da Avrupa rekoru. 

Ama Avrupa rekorunu öyle bir ele geçirdik ki sormayın!

Avrupalının neredeyse 2 katı oranında fazla konuşuyoruz. Gelecek sene dünya rekorunu ele geçirme ihtimalimiz ise bu gidişle yüzde 90 değil; yüzde 100!

*

Eee, bu rekoru ele geçirmemizde devlet-i aliyedeki ekabirlerin, ya da ekabir olmak için çaba sarf edenlerin katkısı o kadar fazla ki sormayın! Çünkü onlar, Ziya Paşa’nın, “Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz” sözünü, “Ayinesi lâftır kişinin, işine bakılmaz” şekline çevirmiş, ha bire konuştular, konuşuyorlar. Bunun farkında olan devlet-i aliyenin halkı da “Hoca yellenende cemaat boca eder” diyerek ha bire ağzını açıp kapatıyor. Ancak, çoğunlukla da ağzından ne çıktığından, diliyle hangi kelimeli kullandığından, bunların ne anlama geldiğinden haberi bile yok. Çünkü çoğunlukla bu iş düşünmeden, “Söz ağızdan çıktıktan sonra söyleyeni bağlar” hesabıyla yapılmıyor.

Nasıl yapılıyor?

Yine Ziya Paşa’nın, “Hafız-ı beşer nisyan ile maluldür”, yani “insan aklının özelliği unutkanlığıdır” hesabıyla, “Bugün kara dediğime, yarın ak, dün yalan saydığıma yarın gerçek, öncesinde haram dediğime sonrasında helâl diyecek olsam da kimse sesini çıkarmaz” riyakârlığı ile bile bile yapılıyor!

Ama dedik ya, bu bile çoğunlukla gözün içine baka baka değil de, ya kürsüden nutuk çekme şekliyle; ya da cep telefonundan hava basa basa yapılıyor!

Bu da Türkiye Cumhuriyeti halkına “Avrupa rekortmenliği” getiriyor!

Öyleyse, hep birlikte “buyurun rekoru kutlamaya!”

Benden herkese birer tane İPHOHE 10X!