Güzele güzel diyebildik

30.Aralık.2017

Memlekette üreten insanlar var. İşini aşkla yapan, bulunduğu yere değer katan, elinden tutulsa çok daha fazlasını yababilecek yetenekli insanlar var. Ama takdir etmek ve cesaretlendirmek gibi genel bir refleksimiz yok maalesef. İyi olana iyi diyebilme erdemi zayıf bir toplumuz. Taraf olmayı ve sadece tarafı olduğumuz cenahın güzel yanlarını görme eğilimindeyiz. Oysa üretmenin tarafi olmamalıdır.

Üretmek sadece tarımsal bir faaliyet olarak düşünülmemeli; fikir üretmek, teknoloji üretmek, sanat üretmek vs.

Tüketmek çok basit ve zahmetsiz ama üretmek kafa yormak demek, çalışmak ve emek vermek demek.

Toplum olarak kolay olanı seçiyoruz. Bilinçsizce tüketiyoruz.

Tükettiğimiz sadece somut şeyler olmuyor çoğu zaman. Meselâ birbirimize olan tahammülümüzü tüketiyoruz. Birbirimizi dinlemeye ve anlamaya dair saygımızı tüketiyoruz. Soyut olanları tüketmek daha sakıncalı. Sabır, şükür, nezaket, iltifat gibi meselâ.

Bazı dostlar bana, suya sabuna dokunmadan yazıyorsun diyorlar. Kıymetli bir eleştiri diyor başımın gözümün üstüne koyuyorum fakat, yazılarımızda illa birilerini suçlamak mı lazım? Daha ilgi çekici olsun diye sivri dilli mi olmak lazım. Vay efendim ben olsaydım şunu şöyle bunu böyle yapardım. Efendim o proje orada hiç olmuş mu! O ne iş yapar, bu ne iş yapar diye kalemi kılıç gibi bir o yana bir bu yana savurmak mı lâzım illa? Meselâ şimdi burada Rize'nin şehircilikle ilgili altyapı sorunlarını ve eksiklerini yazıp ilgili kişileri sayfalarca eleştirebilirim. Ama benim yöremde güzel şeyler de oluyor. O güzellikleri görüp dillendirmemek haksızlık. İşte tam da budur tüketmek. Bir iyi niyeti görmemek, bir gayrete kayıtsız kalmak onu tüketmektir. Marifet iltifata tabidir derler. Alkışlamaktan, haklıya hakkını teslim etmekten yüksünmemek lazım. Sokakta, siyasette, bürokraside, sanatta, zanaatta yaşamın her alanında yüreğini ortaya koyup üreten insanları bulup çıkarıp işte bu insan deyip parmakla göstermek lazım.

Ben de sonraki yazılarımda güzel memleketim Rize'min parmakla gösterilecek güzellikler üreten insanlarını köşeme taşıyacağım.

Şimdi efendim hepimiz böyle mi yapmalıyız? Hayır tabi.Kimimiz eleştirecek , eleştirileriyle yön verecek.Memleket hepimizin.Kimse de ben yaptım oldu demeyecek.Birileri çıkıp lisan-ı münasiple paşa paşa eleştirecek tabi fakat eleştiriye şartlanmadan ve bunu bir ''Aydın'' olma ön koşulu olarak görmeden.

Malum; İki kadeh rakı içenin ve herseyi hunharca eleştirenin kendini aydın sandığı bir ülkede yaşıyoruz...