Güzel Araklı

19.Eylül.2018

Son yıllarda “Karadeniz sahil yolunun” tamamlanmasıyla, sahil şeridinde “iki lokma bir hırka” misali; bir fırın, bir karakol, bir cami ve bir hükümet binası etrafında şekillenen ilçeler hiç olmadığı kadar fiziksel değişikliklere ve devamında gelişmişliklere sahip oldular. Beşikdüzü’nde, teleferik sistemi, Akçaabat’ta sahil kıyı şeridi düzenlemeleri, Yomra Kaşüstünde devasa binalar, Arsin’de sahil alanı düzenlemeleri, Araklı da tarihi ve turistik alanların öne çıkarılması, Sürmene de, şehir içi mimari düzenlemeler, Of’ta, sahil bölümü yerleşim düzenlemeleri gibi bundan kısa bir süre önce hayal olan, ama şimdilerde içinde yaşadığımız fiziksel düzenlemeler ve estetik yapılanmalar dikkat çekmektedir. Bütün ilçelerde bir şekilde yapılan bu gelişmelerin içinde bizim daha çok dikkatimizi çeken yer Araklı olmuştur.

Neden Araklı diye merak eden değerli okuyucularımız olacaktır elbette! Bir kere sahip olduğu tarihi kalıntılar ve kıskanılacak tabii ve coğrafi güzelliklerin yanında Araklı mükemmel bir deniz kıyısına sahiptir. Derin dejars sistemi ile kıyılardan çok uzaklara taşınan kanalizasyon akarları sahil kesimini kirletememekte, Araklı balıkçı barınağında varlıklarını sürdüren balıkçı esnafı sayesinde de, Araklı insanı her daim taze balık yeme imkânına sahip olabilmektedir. Türk dünyasını, İran üzerinden Doğu Anadolu’ya ve oradan da sahile ulaştıran en kestirme yolun, Araklı-Bayburt yolunun olması Araklı’nın geleceğini muhteşem kılacak önemli ve stratejik bir kazanımdır. Daha şimdilerden bu yol Doğu Anadolu’dan gelen ve kıyıdan oraya akaryakıt ve yük taşıyan ulaşım vasıtaları ile dolup taşmaktadır. Hatta Bayburt-Trabzon arasında günlük yolcu taşıyan şirketlerin bu yolu tercih etmeye başlaması, Araklı ekonomisi için ayrı bir kazanç kapısı olacaktır. Araklıya canlılık veren 50’ye yakın mahallenin, düzgün yollarla ilçe merkezine bağlı olması Araklı’yı, Trabzon’un bütün ilçelerinden daha canlı ve hareketli bir yaşantıya taşımaktadır. Öyleki; çevresindeki birçok ilçenin de Araklı müşterek buluşma alanı olma kabiliyetini oldukça geliştirmeyi başarmıştır.

Gurbetteki insanının, özellikle yaz aylarında ve öncelikle bayramlarda ilçede ve köyünde olmayı istemesi bu dönemlerde Araklı nüfusunu neredeyse yüz bin sayısına ulaştırabilmektedir. Yakın geçmişinde yaşanan mahallî bazı günlük sokak olaylarının alınan tedbirler ile bugün tamamen ortadan kalktığını gördüğümüz Araklı insanı, mevcut imkânların daha iyisini ve daha güzelini isteme olgunluğunda görülmekte ve bu isteğini rahatça dile getirmektedir. Geçenlerde ziyarette bulunduğum ilçenin ana caddesinde mısır satan bir vatandaşımızın bu görüşlerimi doğrulayan açıklama ve izahları beni oldukça mutlu etti. Araklı insanı artık, “benim adamım-senin adamın, benim akrabam-senin akraban, benim partim-senin partin” gibi modern toplumlarda yeri olmayan, ayrıştırıcı ve kaba-saba tercihlere itibar etmemektedirler. İyinin daha iyisini, güzelin daha güzelini, hizmetin daha büyüğünü istemenin hakları olduğuna inanmış görülmektedirler. Bu olgunlukta olan insanlardan oluşan yerleşim yerlerindeki yerel yöneticilerin artık eskisi kadar rahat alamayacakları ortadadır.

Bürokraside, ticarette ve büyük şehirlerdeki insanları, akademik çalışmalardaki ilim adamları, resim ve müzik alanındaki Türkiye genelinde ses getiren sanatçıları, dünyayı dize getiren milli sporcuları, ilçeye yıllarca hizmet vermiş her kategoriden emeklilerinin güncellenen tercihleri ile Araklı her yönü ile bir değişime ve yenileşme isteğine yönelmiş gibi görülmektedir. Bu yönelişi ve değişim isteğini iyi okuyan ve iyi yönlendirebilecek olanların Araklı’nın geleceğinde söz sahibi olabileceklerini düşünmek elbette ki her Araklılının en temel hakkı ve dahi sorumluluğudur.

Haydin o zaman hep birlikte “güzel Araklımızın” geleceği için var gücümüzle çalışalım, çalışanlara ve çalışacağına inandıklarımıza destek olalım.