Güney Çevre Yolu masalı!

24.Eylül.2018

Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde Trabzon’da bir Güney Çevre Yolu varmış. 55. Hükümet döneminin Bayındır ve İskan Bakanı Yaşar Topçu 1996 yılında 500 km metrelik Sarp-Samsun duble Yolunu tamamen dış kredili olarak ihale etmiş. Sonra yeni bir Trabzon ortaya çıkarmak için DSİ, TCK ve Köy Hizmetleri Bölge Müdürlüğü teknik adamlarıyla oluşacak bir ekiple Güney Çevre Yolu çalışmasını başlatmış. Gel zaman git zaman.

İki yıl süren bu çalışmanın ardından 1998 yılında Zorlu Grand Otel’de düzenlediği basın toplantısında tamamen dış kredileri 42 kilometrelik Güney Çevre Yolu için 30.01.1999 Değirmendere-Arsin, 31.01.1999 Değirmendere-Mersin etabını tamamen dış kredili olarak ihaleye çıkardığı açıklamış. KDV’sinin ise Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tarafından ödenmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararnamesi imzalandığını belirtmişti. Dönemin Trabzon Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Engin Hacısalihoğlu, Bakan Topçu’nun açıklamasından sonra söz alarak, “Tanjant Yolu Yavuz Selim Bulvarı’nın temelini 1986 yılında Başbakan Turgut Özal attı. 12 yılda 13 kilometresi bitti. Şimdi biz Tanjant yolu yaptırma yaşatma derneği kurmayı düşünüyoruz. Sakın Güney Çevre yolu da aynı olmasın” diye cevap verince bir anda buz gibi hava ortaya çıkmıştı.

Bakan Topçu ise, “Yurtdışında Libor 2 veya 3 ile kredi bulabiliyoruz. Ülkemizin dışarıda itibarı son derece güzel firmalar parayı bulup gelecek. Biz devlet olarak Hazine garantili kefil olacağız. Mümkün olan en kısa zamanda başlayıp bitiririz. Bu bir yol değildir. Dağı ile deniz arasında sıkışan Trabzon’u ütüleme projesidir. Yeni bir Trabzon yapacağız. Mevcut Trabzon burada daracık sokakları, köprüleri buram buram nostalji kokan evleriyle daha fazla turist çekecek hiç kimse merak etmesin” diyordu. Topçu öyle güzel anlatıyordu ki sanki rüya alemindeydik. Ancak rüya kısa sürdü. Yılsonunu göremedi. 56 milletvekili ile kurulan 56 azınlık hükümetin bayındırlık ve İskan Bakanı ilk iş olarak bu iadeyi durdurarak Güney Çevre Yolu projesini Karayollarının tozlu raflarına gönderdi. 1999 genel ve yerel seçimleri ile kurulan 57. Hükümet’in Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın olunca yeniden umut ışıkları yandı. Aydın ilk iş olarak Güney Çevre Yolu projesini yeniden ihale etti. Asıl amac olarak viyadük ve tünelleri kısaltarak yolun daha fazla vatandaşa ulaşmasını sağlamaya çalışıyordu ki uyduruk bir vurgun operasyonuyla alaşağı edilince görevinden istifa etmişti. Kadere bak! Sonra ne oldu? 58, 59 ve 60. hükümetler bu işe sahip çıkmadığı gibi 61. Hükümet in Bayındırlık ve İskan Bakanının TRT ekranlarında verdiği mülakatta kendisine Güney Çevre Yolu sorulunca verdiği cevap, hemşehrilerini şok etmişti. Ne demişti; “Güney Çevre yolu afaki bir projedir.” Sonra proje yeniden karayolları arşivine gönderilmiştir. Tabii bu arada Ordu, Rize ve Gümüşhane Güney Çevre Yolu’nu bitirmiştir... Yani sizin anlayacağınız 1996 yılından bu yana Trabzon Güney Çevre Yolu masalını dinlemektedir.. Nostalji masalı haline gelmiştir.. 22 yıldır Trabzon melül melül bakıyor... Tabi Karayolları Genel Müdürlüğü sırf Güney Çevre Yolu’nu unutturmak için Darıca -Kaşüstü arasında 30.5 kilometrelik yeni bir güney Çevre Yolu planladı... Yani sizin anlayacağınız yeni bir masal! Akçaabat Salacık’tan Yıldızlı’ya kadar 18 uygulayıp güzergaha açıldı.. Ancak Akyazı kayalıkları aşılamadı.. Diğer taraftan Pelitli-Kaşüstü arasında 18 uygulayıp açtı geri kalan kısmı ödenek yetersizliğine takılıp kaldı.. İşte biz bu noktada “Kanuni Bulvarı’nı Maşatlık’tan içeri sokmayın Esentepe, Hayali, Kaymaklı, Kalkınma, Konaklar Pelitli Yalıncak, Kaşüstü, Yomra, Sipila, Arsin, Yeşilyalı yatırım adasına bağlayın.

İkinci bir yolla zaman kaybetmeyin bu devlet bu kadar zengin değildir” dediğimizde kulaklar tıkandı... Çünkü nostalji haline gelen Güney Çevre Yolu masalını dinlemeye Trabzon halkı alıştırıldı.. Ama sesimize kulak tıkayanlar umarım bizim ne kadar doğru söylediğimizi şimdi anlamışlardır Ne güzel laftır; “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” Ama görülüyor ki Trabzon Güney Çevre Yolu masalını dinlemeye devam edecek... Şehir beton yığını haline getirilmiş, nefes alamaz durumda bırakılmış, deniz şehri Trabzon yok olmuş, trafik sorunu kangren olmuş kimin umurunda... Marka Trabzon’muş... Geçiniz beyler... Kimse kimseyi kandırmasın... “DENİZ ŞEHRİ” Trabzon’u “BETON TRABZON” haline getirmek “MARKA TRABZON” ise alın sizin olsun.. Ben Faroz’unda, Sotka’sında, Uzunkum’unda, Şana’sında, Ganita’sında denize girdiğim eski Trabzon’umu geri istiyorum... Marka Trabzon işte oydu.. Masal anlatmayın!