Gümüşhane...

09.Ocak.2018

İki dağın arasında kalmış, yamaçlarında oyuklar bulunan kayalardan oluşmuş bir kent.

Pestil ve kuşburnu ile Türkiye’ye nam salmış bir yerin adı...

Osmanlı döneminden adını almış, insanın mertliği ile tanınmış bir coğrafya.

Neler yazsak az kalır.

Gümüşhane yazıldığı gibi okunan bir şehir değildi... Lakin bunu anlayan geçmiş dönemde Gümüşhaneli bulmak zordu.

Trabzon’un hemen arkasında duran kardeşi olarak da bilinen Gümüş şehre hemen hemen her yıl 8 yâ da 9 kez yolu düşen bir kişiyim.

Son olarak gidişim sırasında Zigana’nın çam ağaçları arasından Karadeniz’in kayalarına geçiş yapan tüneli geçtikten sonra, zirveden süzülürken şehre doğru bu zamana kadar fark etmediğim bir kısım yapılar gözüme çarptı.

Demek oluyor ki, daha önce bu denli geniş bakmıyor olacaktım ki, bir şeylerin değiştiğini fark etmemişim.

Torul’u geçtim...

Artık son tünel ve Gümüşhane’deyim.

Şehrin her köşesinde belediyenin var olduğunu seziyorsunuz. Daha 10 yıl önce neydi dediğiniz yerler 10 yıl sonra nasıl bu şekil değişti diye düşünüyorsunuz. Bir baktık ki; Gençlik Parkı diye bir proje başlamış, biraz daha ileride ise, modern pazar yeri projesi, daha dün Gümüşhane’de bir park yeri tok iken etrafta cıvıl cıvıl neşeli gezen çocukları görüyorsunuz.

Bu demek oluyor ki, çocuklara değer veren bir belediye var. Merkeze girdik...

Halk ile sohbete durduk.

Halk başkandan memnun... Bir de bizlere "Marka şehir olacağız" gibi iddialı sözler söylemesinler mi!

İşte başkan marka şehri halkı ile birlikte iç içe bir araya getirmeyi başarınca bir anda Gümüşhane göze çarptı...

Bu konuda Başkan Ercan Çimen’i tebrik etmek gerek.