Gs sonrasının rehaveti mi?

18.Eylül.2018

4’üncü dakikaya, yani savunmanın cümlesinin seyrettiği duran top atışından gelen gole kadar ki kısa görüntü, Galatasaray maçındaki 3-0 sonrasının rehavetine benziyordu.  

Ben, herkesin seyrettiği ama Merih’in seyretmediği vuruştan gelen golü; “Trabzonspor’u rehavetten uyandırır. Geride 86 dakika da goller atarak maçı alır”  beklentisi ile değerlendirdim. Ama baktım ki, Onur’un dışında Trabzonspor kalesini korumakla görevli bir “acemiler mangası” söz konusu.

“Acemiler mangası” dediysek, sadece defansın ortasındaki Mustafa ve Toure değil, önlerindeki Önazi ve Sosa dahil bir cümlesi idi.

İyi de, Alanya kalesine golleri atmakla görevli olanların da acemilik de savunmacılardan geri kalan yanı var mıydı?

Ne gezer? Nwakeme, Galatasaray maçındaki adam değildi sanki! Rodellega bu kez son vuruşu yapmakta “ağır abi” gibi hareket ediyordu! Diğerleri de hücum anlamında farklılık yaratamadılar. Bu durumda kimse çıkıp da bu beceriksizlikleri “şansızlık” hanesine yazmaya kalkmasınlar.

Savunmadan top çıkarmakta zorlanan Trabzonspor defansı!

Hücumda vuruşları sürekli kaleci Ufuk’a ayarlayan Trabzonspor forveti!

Trabzonspor kalesine yapılan hücumda dönen topların büyük kısmını bazen 3-4 kez üst üste kazanıp tekrar tehlike yaratacak hale getiren Alanyaspor karşısında, yediği tek golün karşılığını 86 dakikada bir kez olsun veremedi.

86 dakikada atılamayan o bir ya da birden fazla gollerin yarattığı hüsran, Galatasaray maçında futbolcuların “cümlesine 10” veren beni bile demoralize eylediğine göre, varın Trabzonspor’a gönül verenlerin halini siz düşünün!