Genel, yereli kafula attı

06.Aralık.2018

Neredeyse, “Şu seçimler artık kaldırılsın” diyeceğim ama, ben diyeyim “herkes demokrasi ile yönetiliyoruz sansın”, siz söyleyin, “demokrasi adına el alem işte görsün” hesabına ahalinin önüne “var biraz da sen oyalan” mantığı ile konulan sandık ile halk hiç değilse kendinin önemsenerek, adam yerine konulduğunu sanıyor!

Böyle giderse de sanmaya devam edecek. Ama bu kafayla bir müddet sonra, yerel adına kulübede oy pusulasını da bulamayacak, onu atacak sandık ta!

*

“Yazmayı yaşamak” sayan birisi olarak 3Y’den muzdarip (Yoğun, Yılgın, Yorgun) bir hale gelmiş iken, Roberto Pazzi’nin “İki Kıyı” şiirinde dediği gibi, “Sen kış ortasında kendine mola veren yazsın”  misali olduğumuzu unutmadan kısa bir fasılayı kendi kendimize verdik.

Verince de 120 saatten oluşan 5 günlük bir Uzbekistan’ı gezip görme fırsatını yakaladık.

Timur’un krallık yaptığı, Buhari’nin mezarda yattığı, Orta Asya’nın hem toprak, hem de düşünce kirliliği bakımından bakir ülkesi, öz be öz Türk olan Özbekistan’da işadamlarımızla birlikte olduk.

Kısmet olur ise, öncelikle ve özellikle genç nüfusta işsizliğin yüzde 25’lere tırmandığı Türkiye’de yaşayan 30 yaşın altındaki gençlere, “Durmayın gidin” diyebileceğim Taşkent başkentli, Semerkant ve Buhara ile dünya markası olan 36 milyonluk bu ülke için önümüzdeki günlerde tespit ve düşüncelerimizi, hayallere gebe olsun diye paylaşacağız.

*

Biz şimdilik, yurt içine, başta da bahis ettiğimiz, demokrasi adına icra edilen “sözde yerel seçimlerin” 31 Mart’ da yapılacak olanının giderek nasıl “genel” hale getirilmeye başlandığına kafa yoralım!

Türkiye adına genel olmaktan çıkıp, amacına uygun Trabzon için yerelliği irdeleyelim.

*

Lâfı fazla uzatmadan da, 31 Mart seçimlerinin başta hükümet eden iktidar olmak üzere, tüm siyaset erkânı tarafından, yavaş yavaş, sindire sindire, algı operasyonları ile yerel olmaktan uzaklaştırılarak, genelin bir parçası yapılmasına ramak kaldığını da söyleyelim.

Nasıl söylemeyeyim?

Adı “Yerel” olmasına rağmen, yerelin hiçbir dinamiği önemsenmemiştir!

Yerel hesabına aday olanlar!

Aday oldukları için, karşısındakileri rakip görüp ayaklarının altına sabun koymaya çalışanlar!

“Kem söz sahibine aittir”i unutarak, ahalinin gözünün önünde “aynı davanın adamıyız” diye riyakarca nutuk atarken, “saman altından” birbiri için söylenmedik kötü söz bırakmayanlar!

Yereli tespit edecek “Genel”e varabilmek, el etek öpüp, “Ne olur beni aday yap” diyebilmek için “çanak tutmak ve yalamaktan” başka bir işleri olmayan danışmanlar aracılığı ile sarayın kapısına köle olmaya çalışanlar!

Anketlerin market, temayüllerin memayül, istişarelerin “lâf olsun torba dolsun” babından yapıldığını anlamak istemeyenler!

Sivil toplum adına kendilerinin önemsenerek, düşüncelerine ehemmiyet verileceğine inananlar!

*

“Lâfım meclisten dışarı” desem de inanmayacağınızı biliyorum!

Onun için kısacası; “kendini adam yerine koydurmaya çalışanlar” diyorum!

“Genelin karşısında yerelin hiçbir hükmü yoktur” hesabıyla “AK Parti adına Trabzon Belediye Başkanlığı’na Van Valisi’nin aday edilmesi, ya da atanmasıyla ne hale geldiniz?” diye soruyorum.

Aslında soruya verdiğiniz cevapları da basında görüp, okuyorum. “Kendimi önde zannediyordum, ama bırakın arkasını, hiç hesapta olmadığımı şimdi fark ediyorum” diye düşünmenize rağmen genelin “Bunu seçeceksiniz” dediğine; “Arkasındayız” taahhüdü ile desteğinizi esirgemeyeceğinizi de iyi biliyorum. Esirgemekten başka yapacak bir şeyiniz olmadığını da!

Bakıyorum, ediyorum da, yalandan da, kıvırma yaparak da olsa, sözlerin arasına sıkıştırıp, yanlışa itirazı iki kelimeyle bile olsa yapmıyorsunuz!

Pardon, yapamıyorsunuz!

İçlerinden birinin, “anlayana sivri sinek saz” hesabıyla; “Karar vericilerin çok üstünde olan kaderin sahibine bi hakkın teslimiyetimiz vardır” ifadesi dışında!

*

Şimdilik tamamlamadan, “Gelecekte nasıl olacak? sorusunun cevabının; “Sistem değişecek, illerde vali ile belediye başkanı olarak iki kişi değil, tek birisi olacak” olduğunu da ifade ediyorum.

Ez cümle; kısa ve net ifade ile, sadece Trabzon’da değil, Türkiye düzeyinde az-çok yerel, genel tarafından “KAFULA ATILMIŞTIR” diyelim!

Kaful mu nedir? Onu da siz bulun!