Geciken adalet

08.Kasım.2017

Geçenlerde okuduğum bir gazete haberinde, dünyada adli işlemlerin yürütüldüğü en büyük binaların Türkiye'de olduğunu, hatta İstanbul Kartal'daki adalet sarayının dünyanın en büyük ve geniş adliye binası olduğunu yazıyordu. Gerçekten son yıllarda adli faaliyetlerin yürütüldüğü binalar büyütülmüş, bir çok il ve ilçemizde adalet sarayları yapılmış, bu sarayların içi gerek malzeme, gerekse personel yönünden de güçlendirilmiştir. Hatta bugün ülkemizde adalet hizmetlerini yürüten hakim, savcı ve diğer personelin sayısı belki de 100 bin kişiyi bulmaktadır. Adalet hizmetlerinin verimini artırmak için her yıl bütçeden önemli kaynaklar ayrılmaktadır.

Ancak bütün bu gayretlere rağmen adalet hizmetlerinde verim artırılamamakta, davalar yıllarca sürmekte ve bu yüzden adalete güven duygusu da bir türlü sağlanamamaktadır. Bana göre bu problemin esas kaynağı adli hizmetleri yürütenlerin mantalite sorunudur. Bu sorun çözülmeden yeni binalar yapmak, yeni personel ve araç gereçlerle adalet saraylarını donatmak derde deva olamayacaktır. Bunun için;

1) Öncelikle mahkemenin hızlı ve adil kararlar vermesi sağlanmalıdır.

2) Adli personelimize bir taban aylığı verilerek üstüne performanslarına göre sağlıkta olduğu gibi ilave ücret verilmeli, böylece çalışkan olmak teşvik edilmelidir.

3) HMK' da getirilen ön inceleme sistemi kaldırılmalıdır. Bu yeni sistem yargılama giderlerinin tahsilatını hızlandırmak dışında bir fayda sağlamadığı gibi bilhassa lüzumsuz tebligat işlemleriyle davaların süresini uzatmaktadır.

4) Uyap vatandaş portalı daha bilgilendirici bir hale getirilerek bilhassa vatandaşların kendileri ile ilgili davalara ilişkin duruşma tutanaklarını görebilme imkanı sağlanmalıdır.

5) Elektronik posta işlemleri yaygınlaştırılarak tebligat işlemlerindeki süreler kısaltılmalıdır.

6) Hukuk Fakültelerine öğrenci alınırken sıralamaya çok dikkat edilmeli, bence ilk 30-40 bine giremeyen öğrenciler Hukuk Fakültelerine alınmamalıdır.

7) Hakimlik, savcılık ve avukatlık mesleğine sınavla aday kabul edilmeli, seçilen adaylar öncelikle staj döneminde çok iyi yetiştirilmelidir. Adalet sistemi düzeltilmeden kalkınmak, muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak ve mülkün temelini korumak mümkün değildir.