ERKEN SEÇİM

10.Mayıs.2018

Erken seçime gidiyoruz. Ulusumuza hayırlı olsun. Normal koşullarda seçimler zamanında yapılır ama seçim erkene alındı. Demek ki ülkemiz insanı normal yaşamını sürdüremiyor.

Seçimler, demokratik ülkelerde o ulusun olmazsa olmazıdır. Çünkü halkın iradesinin sandığa yansımasıdır seçim. Ancak bu irade gerçekleştirilirken ayak oyunları oynanmamalıdır. Seçimin ertesi günü seçilen ve iktidar olan partiye şüphe ile bakılıyorsa o çocuk ölü doğmuş demektir. Ama gerçek ama yalan bu söylenti bir dahaki seçime kadar sürer gider. İktidar partisi iktidarlığını yapamaz, muhalefet de görevini yerine getiremez. Çünkü toplumsal güven yok olmuştur.

Egemenlik kayıtsız şartsız ulusa ait olmalıdır. Yasalar birtakım mutlu azınlığın çıkarına değil, toplumun çıkarına göre çıkarılmalı ve yürürlüğe girmelidir.  O zaman iktidar yöneticileri kendi insanından korkmaz ve yüzlerce koruma ile dolaşma gereği duymazlar. Çünkü güven veren lideri, toplum, karşılıksız olarak kendisi korur.

Bizde iktidar sahipleri yasalara uymazlar. Yasaları kendilerine uydururlar. Oligarşik yaklaşımlar ön plana çıkınca demokrat yasaların yerine küçük zümreyi koruyucu yasalar ön plana çıkar ki bu da toplumu ister istemez gerer.

Evet, erken seçime gidiyoruz. Haklı bir girişim belki de. Çünkü ekonomi dibe vurmuş. Sabit gelirli vatandaşın gelirinde artış yok. Ama dolara bağlı ekonomi çözüm bekliyor. Dolar beklenmedik oranda yükselmiş. Akaryakıt fiyatları dudak uçuklatıyor. Doların artışı ve petrol fiyatlarının yükselişi tüm ürünlerin artışı demek oluyor ki oldu da.

Bence yanlış politikalar ve başkalarına bağımlılık bizi ekonomik yönden çökerttiği gibi dünyada özellikle Ortadoğu’da yalnız kalmamıza neden olundu. Dün dost olan Esad sonra düşman oldu. Dün dost olan Barzani bugün istenmeyen adam oldu. Böylece Türkiye çıkmaz yola sokuldu. 

Savunma için harcanan para ile ülkemize yüzlerce fabrika yapılır binlerce işsiz insan iş sahibi olurdu. Ama maalesef yıllardır ülkemizde üretime dönük girişimler olmadı veya olamadı.

Yollar, köprüler, hanlar, hamamlar, AVM’ler bir ülkenin kalkınmışlığını göstermez. Ülkenin kalkınması üretimle olur. Ulusal gelirin ulusal kaynaklardan sağlanmasıyla olur.

Seçime gidiyoruz. Ben siyasal partilerin birbirlerine hakaret edici sözlerini duymak istemiyorum. Ben ulusumuzun temiz duygularının da istismar edilmesini istemiyorum. Yasalarla kurulmuş ve meşru olan partilere eşit yaklaşılmamasını da istemiyorum.

Biz toplum olarak seçim süresince  barışçı, birleştirici huzur verici sözler, yaklaşımlar duymak istiyoruz.

Biz toplum olarak, üretime dönük programlarınızı, projelerinizi duymak istiyoruz. Unutmayın ki toplum artık sizin birkaç hamasi sözlerinize kanmak düzeyini çoktan aştı.

“Evet oyu verin terör bitsin, iç huzur gelsin” diyen iktidar maalesef ne terörü bitirdi ne de iç huzuru sağlayabildi. Onun için yapmayacağınızı, yapamayacağınızı topluma umut olarak vermeyiniz. Çünkü hem toplum umutsuzluğa düşüyor hem de siz toplum karşısına göğsünüzü gere gere çıkamıyorsunuz.

Benden söylemesi.