EN TEHLİKELİSİ EKMEK!

09.Mart.2018

Ezberi bozan Canan Karatay'a, "Ekmek yemeden doymayanlar ne yapacak?" diye sorduk. Sormaz olaydık!

"Ekmek en güçlü iştah açıcı. Ekmek yemeden doymayanlar, ekmek bağımlısı olmuştur. Çünkü ekmeğin içinde bulunan modern buğdaydan yapılan glüten beyindeki mutluluk reseptörlerine bağlanır ve sizi geçici olarak mutlu kılar. Onun için devamlı ekmek yeme ihtiyacı doğar" dedi.

"İyi de, ekmek olmazsa fakiri de zengini de aç kalır" diyecek olduk;

"Ama ekşi mayayla, siyez buğdayından yapılan ekmek yiyebiliriz. O zaman zaten acıkmıyorsunuz" cevabını verdi.

Aklımıza, bırakın Trabzon'u, Giresun'u! Ülkenin dört bir yanında 'Trabzon ekmeği' yazılı koca koca tabelaların yer aldığı fırınlarda üretilen ekşi mayasız ekmeklerdeki sahtekârlıklar geldi!

Sonra da, halk arasında nüfusu artan, "Ekmek kafalılar" tabiri!

ZAĞNOS VADİSİ

KÜLTÜR MERKEZİ...

En azından 5 yıldan beri hemen hemen her gün yanından geçip giderken, "Neden kullanılmaz?" sorusuna cevap arar dururdum.

Bir gün durdum ve içerisine girmeye çalıştım. TOKİ tarafından sosyal amaçlı yapılan binanın harap haline gerçekten çok üzülmüştüm.

Dün, sabahın erken saatlerinde yine aynı güzergahtan geçerken, Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu'nun aracının kenara park edilmiş olduğunu görünce, indim ve daldım yanlarına.

Başkan, Genel Sekreter Yardımcısı Mustafa Akkaya ve ekibi ile birlikte harıl harıl çalışan işçilerin arasında bir aşağı bir yukarı gidip geliyorlardı.

Bina adeta yeni baştan inşa ediliyordu. "Ne yapılıyor?" diye sormamı fırsat bilen Başkan OFG, hani derler ya, "en ince ayrıntısına kadar" diye işte o kadar detaylı anlattı ve "24 Mart'a kadar yetiştirmeye çalışıyoruz" dedi.

"Başta engelliler olmak üzere çok amaçlı olarak kullanılıp, onlarca, yüzlerce, binlerce kişiye çok yönlü olarak hizmet verebilecek" diye de ekledi. "Takipçisi" olacağız dedik. "Göreviniz" diye tamamladı.

HADDİNİ BİLMEK...

Mevlana'ya sormuşlar;

"O kadar okursun, o kadar yazarsın, ne bilirsin?

Mevlana şu cevabı vermiş:

"Haddimi bilirim."

HATIRLATMAK İSTEDİĞİM!

Ne demişti Eski Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez?

"Sahte bal satanlarla ilgilendiğimiz kadar, sahte din tüccarları ile ilgilenmiyoruz."

Sonra da şunları eklemişti:

"Din özgürlüğü ile din istismarını birbirinden ayırmak gerekiyor. İstismarın en kötüsü, en çirkini, en aşağılık olanı din istismarıdır. Ülkemizin bir din istismarı pazarına dönüşmesine asla izin verilmemelidir."

Daha sonra da görevinden olmuştu!

KIBLEYE BAKAN HELÂL TAVUKLAR!

Almanya’da küçük bir market. Kasada oturan, sakalları kırlaşmış bir adam. Başında yeşil bir takke ve elinde bir tespih var.

Marketin önünden geçen yolun kenarına park etmiş bir araba. Arabanın içindeki alüminyum tavalara çaprazlamasına ayaklı başlı dizilmiş tavuk etleri bulunuyor.

Kasadaki sakallı, marketteki müşterilere duyuracak şekilde, tavuk arabasının şoförüne sesleniyor: "Cevat; arabadaki tavukların hangileri helâl?"

Şoför bağırarak cevap veriyor: "Hacı amca başı kıbleye bakan tavuklar helâl! Sen onlardan al."