DÜNYA ÇEVRE GÜNÜ

06.Haziran.2018

İnsanların sürekli yaşadıkları yere çevre denir. Dağlar, ovalar, çayırlar, ormanlar, denizler, göller, ırmaklar ve benzerleri ise doğal çevreyi oluşturur.

Her canlı için olduğu gibi insan da yaşamını devam ettirebilmek için toprak, hava ve suya ihtiyaç duyar. Yani doğaya ihtiyaç duyar. Doğa canlı yaşam için olmazsa olmazdır. Çünkü insanlar doğanın toprağından, havasından ve suyundan yararlanır. Hayat içeceği olarak suyu kullanırlar, havasını solurlar. Toprağını işleyerek çeşitli ürünler elde ederler. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda çevrenin kirlenmesinin, doğanın yok olmasının insanları hatta tüm canlıları ne kadar büyük bir felakete götüreceği ortadadır. Ne yazık ki sanayileşme ve kentlerdeki nüfus yoğunlukları çevre kirliliğinin artmasına neden olmuştur. Çevre kirliliğini insanın doğaya verdiği zarar olarak tanımlamak yanlış olmaz.

Doğal çevrenin korunması amacıyla 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı toplandı. Bu toplantıda çevre sorunları ele alındı. Çevre kirlenmesine karşı üye ülkeler ortak çözüm yolları aradılar. Birleşmiş Milletler Çevre Konferansı’nda 5 Haziran gününün “Dünya Çevre Günü” olması kararlaştırıldı.

Ülkemizde bu amaçla 1978 yılında Türkiye Çevre Sorunları Vakfı, daha sonra Çevre Müşteşarlığı kuruldu. Her yıl haziran ayının 2. haftası Çevre Koruma Haftası olarak kutlanmasına karar verildi. Çevre Koruma Haftası’nda okullarda öğrencilere doğal çevrenin korunmasının ne kadar önemli olduğu öğretilir. Hafta boyunca radyo ve televizyonda halka çevre kirlenmesi ile ilgili bilgiler verilir. Gazete ve dergilerde doğal çevrenin korunmasına ilişkin yazılara yer verilir.

Biz doğayı korudukça doğa da bizi korur. Unutmayalım ki sağlıklı yaşam, sağlıklı çevre ile olur.

Bizden sonraki nesillere güzel bir doğa bırakmak istiyorsak yarının doğasını bugünden korumaya başlamalıyız.