Dünden bugüne bakış

Dünden bugüne bakış

09.Ağustos.2018

üşünme yeteneği olan bireyin ana rahminde başlayan biyolojik yaşamı ve doğum sonrası, çağın sosyal değişimine göre şekillenmektedir. Gerçek, bir yandan pozitif bilimlerin gözlem ve deneyleri ışığında ilerlerken, öte yandan dogmatik dizme kurallara bağımlılık tavan yapmaya devam ediyor kimi coğrafyalarda. Milat karanlığını aydınlatan Christoph Kolumbus’un yumurtasına düztaban basan yaratıklar ışıklı dünyada karanlık yaşamı ve ölüm ötesini burgulamış ayaklarını yalayanların beynine. Bu çivi yazısı taş öğütülmeden silinmezdi kazıldığı yerden.

Bireyin bahçe sınırları komşuların hakkına saygı duymayı gösterirken kimi devletler, sınır tanımayarak başka devletlere savaş açıp, insanları katledip tüm varlıklarını talan ettiklerine çağımız da tanıklık ediyor. Oysa dünya tüm canlıların ortak malıydı, tüm canlıların bulundukları yaşam alanında doğa kurallarına göre yaşama hakları vardı. Biz Christoph Kolumbus’un yumurtasına bu gözle bakarken günümüzde, kimi art niyetlilerin başkalarını talan etme egosunun tavan yaptığını görüyoruz. Bırakın devletlerin birbirleriyle olan anlaşmazlıklardan çıkan savaşlarını, bir devletin içindeki dindaşlar-imandaşlar kendi çıkarları için birbirlerini katletme yarışına giriyorlar. Birbiriyle savaşan bu yaratıklar düşman saydıkları dindaşlarını öldürmek için aynı tanrıdan kendilerine yardım etmesini istiyorlar. Ancak Tanrı, namludan çıkan kurşunun adresini hiç kimse için değiştirmedi. Çünkü Tanrı insan öldürmek, başkasının ve devletin malını talan etmek, hırsızlık yapmak, küçük yavrulara tecavüz etmek ve insanların doğuştan var olan haklarını alarak kadınları, kara torbaya sokmak gibi eylemleri şeytana bırakmıştı. Bundan haberi olmayan kimi şeytan sürüleri, Tanrı'nın kendilerine yardımcı olmasını beklemektedirler, oysa Tanrı onları defterinden çoktan silmişti.