Doğu Kudüs Filistin'in Başkentidir

16.Aralık.2017

Kudüs! Sezai Karakoç'un deyimiyle; ''Gökte yaratılıp, yere indirilen şehir...'' Kudüs, vahye dayanan üç semavi din içinde kutsal olan, dinler tarihinin yaşandığı, maneviyatı çok yüksek olan kadim bir şehir. İki defa gidip görmek nasip oldu. Her müslümanın kalbinde özel bir yeri olan Kudüs bizim için; Harem-i Şerif, Mescid-i Aksa, İlk Kıblemiz, Kubbet-üs Sahra, Hacer-i Muallak (Miracın Başlama Noktası), Beytü'l Mukaddes (Mukaddes Topraklar), Peygamberler Şehridir. Kudüs tüm Müslümanların Harem-i İzzeti ve namusudur.

Bir süre önce, bu köşede yazıp sizlerle paylaştığım ''Kudüs'' ve ''Vaad Edilmiş Topraklar'' başlıklı köşe yazılarımda, bu mukaddes toprakların, dini ve stratejik önemini anlatmıştım. Hatırlayacağınız gibi, geçtiğimiz Temmuz ayında, İsrail tarafından ezan okunması yasaklanmış, İsrail askeri ve polisi Mescid-i Aksa'yı işgal etmiş, müslümanlara beş vakit namazın farz olarak bildirildiği kutsal mekanda, namaz kılınmasına, ibadet özgürlüğüne engel olmuştu. Yine Türkiye Mescid-i Aksa'ya, Filistin'e sahip çıkmış, bu durumu protesto etmişti.

Filistin toprakları yıllardır İsrail işgali altında... Filistinli müslümanlar zulüm görüyor, evleri değişik sebeplerle ellerinden alınıyor, hatta yurtlarından sürülüyorlar. Sürekli baskı altındalar, yaşam özgürlükleri ellerinden alınıyor. Kudüs ve Beytüllahim sokaklarında biraz dolaştığınızda bile bu baskıyı hemen hissediyorsunuz. El-Halil, Batı Şeria, Gazze çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgeler. Filistinlilerin Kudüs'e giriş çıkışları denetim altında.

İsrail'in 2002'de Batı Şeria'da inşasına başladığı, Filistin topraklarını bölen ''utanç duvarı'' 760 km uzunluğunda ve 8 m yüksekliğinde. Bu duvarı gördüğünüzde tüyleriniz ürperiyor, içler acısı bir görüntü var. Belirli aralıklarla İsrail askerlerinin denetiminde geçiş noktaları var. Bu şehirlere pasaport kontrolüyle geçiş sağlanıyor. Filistinliler kendi vatanlarında yaşadıkları şehirden, diğer şehirlere, Kudüs'e pasaportla geçebiliyorlar. Yani Filistin toprakları, ''dünyanın en büyük açık hapishanesi!''

El-Halil sokaklarında Filistinli Müslümanların, çocukların, Türkleri görünce yüzlerindeki sevinci, gözlerindeki mutluluğu unutmak mümkün değil. İnsanlar her şeyden mahrum, fakir, çaresiz ve İsrail askerlerinin silahları altında ama onurlu bir yaşam sürüyorlar. Allah hiç kimseyi kendi ülkesinde esaret altında bırakmasın. Gazze'ye gitmek, oradaki durumu görmek istedik. Tur rehberi "Giriş-çıkış çok zor, girersek belki de 3 ay Gazze'den çıkamayız, İsrail'in iznine bağlı" dedi. Bu anlattıklarım malesef oradaki gerçek yaşam, hatta eksik bile anlatıyorum.

Amerika Başkanı Trump'ın Kudüs'ü İsrail'in başkenti ilan etmesi ve büyükelçiliği taşıyacağını söylemesiyle, Yahudilerin hedefi olan ''Vaad Edilmiş Topraklar'' projesinin destekçisi oldu. Trump'ın tosladığı projesinden sonra tüm dünya nefesini tuttu, bu bölgeye kilitlendi. Bugüne kadar Ortadoğu'yu ateş çemberine aldıkları, karıştırdıkları yetmezmiş gibi, Ortadoğu'nun kalbine bombayı bıraktı, Filistin sokakları karıştı. Yirmi Yahudi askerinin, on altı yaşında Filistinli bir gencin gözlerini bağlayıp sürüklemesine rağmen bu gencin dik ve mağrur duruşu, bu direnişin sembolü oldu. Bu insanlar zaten yıllardır direniyor, şiddet görüyorlar ama belki de tüm dünya ilk defa farkına vardı...

Müslümanlar, Hristiyanlar bu karara tepki gösterdi. Müslüman ülkelerden en çok Türkiye bu karara itiraz edip, duyarlı davrandı. Diğer müslüman ülkelerin halkları çok tepki gösterdi ama devlet başkanları düzeyinde fazla ses çıkmaması gerçekten garipti. Bir buçuk milyarlık İslam dünyasının, 80 milyonluk Türkiye kadar sesi çıkmadı. İslam Alemi sessizliğini korumakla meşgulken Türkiye bir kez daha safını belli etti. ''Kudüs Kırmızı Çizgimizdir'' dedi.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Çarşamba günü İstanbul'da ''İslam İşbirliği Teşkilatı'' Olağanüstü Zirvesi yapıldı. Türkiye tarihi bir zirveye ev sahipliği yaptı. Tüm dünya bizi izledi, sonucu bekledi. İlk defa İslam ülkelerinin böyle önemli bir konuda birliktelik sağlaması açısından bu zirve çok önemliydi. Cumhurbaşkanımız sayesinde, Allah Kudüs'ü Müslümanların sessizliğinden korudu. En güzel dikkat çeken detay Venezuela Devlet Başkanının toplantıya katılıp desteklemesiydi.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarihi bir konuşma yaptı. Kudüs şehrinin dünya ve müslümanlar için önemini anlattı ve şehrin tarihi karakterinin muhafazasının çok önemli olduğunu söyledi. Kudüs'ün İslam dünyasının kırmızı çizgisi olduğu, İslam ülkelerinin İstanbul'daki IIT Zirvesine katılıp Kudüs konusunu desteklemesiyle tekrar tescillendi. Önemli olan bundan sonra bu birlikteliği devam ettirip, Kudüs konusunu Birleşmiş Milletlere taşıyabilmektir. En önemlisi; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye, İslam Aleminin önderliğini almıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesinde çıkan sonuç bildirgesi karar:

DOĞU KUDÜS FİLİSTİN'İN BAŞKENTİDİR.