Divan'a 3 yıllık, yönetime 3 saatlik!

14.Şubat.2018

Trabzonspor’da Cumartesi günü Divan Başkanlık Kurulu seçimi var. Av. Ali Sürmen yeniden, işadamı Şükrü Kuleyin ilk kez aday.

Çeyrek asrı tamamlamış ve de Trabzonspor’un kurullarından herhangi birinde en az 3 yıl görev almış olanların aday olabildiği seçimlerde 2 bin 300 kişiden sadece 850’si oy kullanma hakkına sahip bulunuyor. Diğerleri mi? Aidatlarını yatırmadıkları için bu seçimde oy kullanamıyorlar.

Aklıma, yönetim kurulu seçimleri için aidatların nasıl ve kimler tarafından yatırıldığı ile ilgili iddialar geliyor ama neyse!

Çünkü, Trabzonspor’a üyelik de 25 yılını vermiş olanlar için değil onlar adına birilerinin yatırmasını, kendilerinin bile bu işlemi ihmal etmiş olmalarını anlamak da, kabul edebilmekte mümkün değildir.

Aslında ben, bugün Divan Kurulu için konan süre uygulamasını öğrendiğim de, “Darısı Yönetim Kurulu seçimlerinin de başına” diye aklımdan geçeni sizlerle paylaşmak istedim.

O da bir dünya markası olmuş Trabzonspor’a başkanlık yapacak, yönetici olacaklarda değil 3 yıl; 3 gün, hatta 3 saat şartı bile aranmaması idi!

Soru: Aranmadı da ne oldu?

Bugünden başlayıp geriye doğru giderek yönetimlere aklınızla bir göz atın, nelerin olduğunu değil, nelerin olamadığını o kadar net görürsünüz ki!

***

FUTBOLDA DA SEVGİLİLER GÜNÜ!

Bugün Sevgililer Günü.

Yani Dünyanın tümünde birden “Sevgili Günü” değil!

Yani:

Havada, denizde, karada...

Dağda, bağda, bayırda...

İş de, aş da, aşk ta...

Spor da, siyaset de,sanat da...

Havuz da, salon da, stat da...

Hentbol da, basketbol da, futbol da...

Sevgilerin bol, ama hepsinde birinin ayrıcalıklı olduğu anlaşılsın diye konulmuş Sevgililer Günü.

Bugün spor, dahası futbol yazıyoruz.

Ve de en çok da Trabzonspor’u...

Anlatabildim mi? Bugün futbolda da Sevgililer Günü!

***

70 KİŞİ BİR VE BERABER OLAMAYACAK İSE!

Güneyimizdeki Suriye bataklığında türeyen ben diyeyim “sivrisinekleri”, siz söyleyin “ayrılık otlarını” bertaraf etmek için en çok “birlik ve beraberlik içinde” yani “topyekün birlikte hareket etmek” gerekiyor.

Aslında her mekanda, her zeminde, her işte, her yerde birlik ve beraberlik zaten lazım olan, insani bir davranış biçimidir.

İyi de, kamuoyu diye tarif ettiğimiz bütün adına görevlerini icra eden 70 kişinin, birlik ve beraberlik içinde değil de, ayrı ayrı havalardan çalması için birileri neden çaba sarf ediyor?

Hem de, halen sorumluluk makamında bulunanlar gereken düzenlemeleri dahi henüz yapmamış iken!

Diyeceğim; “Yangından mal kaçırılıyor” ama, ortada mal da, yok yangın da!

Beyler, az sabredin!

***

VİRA SÜRECEKMİ İDİ?

Gençlerbirliği maçını da Uğur’un atamadığı gollerle (!) 5’inci kez üst üste beraberlikle tamamlayan Trabzonspor’da birileri, “5 maçta 10 puan kaybettik. Onları almış olsaydık şimdi 43 puanla GS’nin ardından ikinci sırada idik” diye hayıflanıyor!

Bu kafa, bu mantık, “istisnalar kaideyi bozmaz”ı aklımızdan eksik etmez isek, kabul edilebilir bir gerçek değildir. Çünkü, bu aynı zamanda 12 maçtır yenilmeyen ve ligin ilk yarısında Ersun’un gidişi, Rıza’nın gelişi ile yakalanan olağanüstü havanın vira sürdürülmesini istemek olurdu.

Haa denecek ki; “İsteyenin yüzü bir, vermeyenin iki kara”, ama bu kadro ve bu oyunla hem isterken, hem de hesap yaparken az da olsa haddi ve hududu bilmek gerekmez mi?