DEMEK TAM BATMAMIŞ!

13.Mart.2018

Pazarda patates satan vatandaşlarımız da, yeni tanıştığım memurumuz da, konuştuğum kuyumcu da, köşe başında simit satan simitçi de, yanmayan soba başında ısınmaya çalışan emekli de, köydeki Mehmet ağa da ne hikmetse aynı cümleyi kurdular. “Ülkeyi bitirdiler, ülke battı."

Genel görüntüye bakarsak, hayat normal görünüyor. Alışveriş hala hareketli. Ülkemizde arabalar dünyada en kazık benzini kullanasına rağmen hala yürüyor. Tapu daireleri hala kalabalık. Biri satıyor birileri alıyor. Fırınlarda akşam ekmek kalmıyor. Vatandaşın eli, akşam evine gelirken yine dolu. Bankaları mudiler adeta basmışlar.

Demek tam batmamış!

Ancak çok uzun zaman önce batan bir şey var: 

“Onur duygusu”. Uğruna mücadele edilecek olan dirayetli ahlak. İnsanı değerli! İnsan kılan o zarif erdem. Ülkemiz yolsuzluk içinde yaşıyor. Siyasiler birbirlerine hakareti politika sanıyor. Suçlamalar çirkin. Hukuk yok. Adil bölüşüm yok.

Ne yazık ki Türkiye, ATATÜRK’ten sonra iyi bir yönetici lider bulamadı. Toplumuz bölünmüş, gelir adaletsizliği çok artmış durumda. Özellikle eğitim ve sağlık içinden çıkılmaz bir yola girdi. Daha önemlisi halkın inançlarıyla oynayarak, hiçbir artı değer üretemediğimizi düşünürsek uçurumun eşiğinde değil uçurumun dibindeyiz. Kabul etmesek de, bu gün ülkemizde ipnotize edilmiş bir çoğunluk var. 

Bugün bölgemizde bir savaş var. Ortadoğu'da o kadar unsur var ki, sonucu ülkemiz acısından nasıl gelişeceğini kestiremiyoruz. Zira tüm oyunlar Türkiye üzerine oynanıyor. Şimdi vatandaşlar bir sürü zamlarla karşılaşacaklar. Ve bu savaş iç siyaset malzemesi olarak kullanılacak. Çünkü önümüzde çok önemli seçimler var.

Öyle miiiiiiii!

Biz elin Japon’una, Alman’ına özenip de yaşayamayız. Kendi değerlerimize sahip çıkarak bu ülkelerle yarışabiliriz. Elimizde gerekli malzeme var. Yemek yapmakta bizim becerimiz olmalıdır. Yine de en iyisini halkımız bilir!