CUMA HUTBESİNDEN, DEVLET TİYATROSU'NUN FB-BJK MAÇINA...

27.Nisan.2018

Meslektaşımın gazetenin spor sayfasına attığı “DEVLET TİYATROSU” manşetini görünce, “Devlet Tiyatrosu’ndaki sanatçılarımız incinmemişler ise BJKFB maçı için verilen kararı özetleyen kıssadan hisse hesabıyla kısa tarif” demedim değil! Ama, halk arasında “her türlü organizenin oyun haline getirilip oynandığı” yer olarak tarif edilse de, söz konusu Devlet olunca tiyatro; ciddiyetin, doğruluğun ve adaletin de rol icabı bile olsa sahnelendiği yerdir.

O nedenle, TFF’nin siyaset müdahalesi ile verdiği akıl almaz, hukuka sığmaz, adalete uymaz karar, Devlet Tiyatrosu’nda “rol icabı” bile sahnelenilmez!

*

Nasıl sahnelensin ki? Ortada geçmişte onlarca kez yaşanmış ve hemen hemen kararları aynı şekilde verilmiş maçlar örnek olarak var iken, (Trabzonspor-Sivasspor maçı gibi) sen çıkmış, “Kaldığı yerden devam” demişsin!

Pardon, pardon!

Senden (TFF) önce, olayları “Kumpas” olarak niteleyen Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan vardı. Sonra “karar böyle olmalıdır” diye yol gösteren, işaret veren, son günlerin bilirkişisi, Beşiktaşlı Devlet Bahçeli ben diyeyim “olması gerekeni söylemiş”, siz söyleyin “olacak talimatı vermişti!”

Galiba, “Böyle bir şeyi Beşiktaşlı birine söyletirsek kayıp daha az olur” hesabıyla!

*

Anlatmak istediğimiz (başka hesaplar, oylar uğruna sapla samanı karıştırmadan anlamaya çalışanlar için) bu işin içine her türlü hesabı boca ettiler.

Ve de kapıyı Beşiktaşlı Bahçeli’ye, “kaldığı yerden devam” dedirterek aralayıp, 24 Haziran seçimlerinde devlet-i aliye adına sandığa oy kaybı şekliyle yansımaması için ne gerekiyorsa yaptılar, yapılıyorlar.

Gerçek manada spor adamlarının hemen hemen tamamının; “Bu sportif bir karar değildir” diyerek, ortada bir adaletsizliğin mevcut olduğunu yüksek perdeden söylemelerine rağmen.

*

Hem de, her cuma, hocaların hutbeden, “Şüphesiz ki Allah adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder, hayasızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor” okuyarak indiği Nahl suresi 90’ıncı ayete rağmen.

Anlaşılan o ki, herhalde bu zat-ı muhteremler Allah’ın ayette buyurduklarını; “adaleti gözetmeden yakınlarınıza yardım edin. Çıkarlarınız söz konusu oldu mu fenalıklar yasak değildir” şeklinde algılıyor, anlıyorlar!

Ve de böyle bir oyun, devletin yönetiminde, 2017-2018 sezonun son oyunu olarak sahneleniyor.

Ama, iki gün önce düşünür Montaigne’in; “Sözün yarısı onu diyene, yarısı da dinleyene aittir” sözünü paylaşmıştım.

Bu sözü, böylesi garabet dolu karara uyarlayıp, “Kararın yarısı onu verene, yarısı da seyredene aittir” diye söylesek doğru olmaz mı?