ÇOK ÖNEMLİ BİR TESPİT!

12.Mart.2018

Dünya Kadınlar Günü programında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde bazı isimlerin kadınlara yönelik sözlerine sert tepki gösterdi. Erdoğan, din adına ortaya çıkarak kadınlar hakkında İslam'da yeri olmayan içtihatta bulunduklarını söylediği kişileri "marjinaller" olarak nitelendirerek, "İslam'ın güncellenmesinin gerektiğini bilmeyecek kadar da aciz bunlar. Siz İslam'ı 14 asır öncesi hükümleri ile bugün uygulayamazsınız. Beni birçok hoca efendi tefe koyacak o ayrı mesele. Rabbim bizi tefe koymasın" diye konuştu.

Geleneksel İslam anlayışından beslenen dini hükümleri ifade etmeyen birtakım hurafelerin ve hurafecilerin, asırlardan beri özellikle bizim toplum yapımızda etkili olmaya çalıştıkları bir gerçektir. Hâlbuki İslam’ın insanlığa rehberlik edebilmesi için Kur’an mesajının Müslümanın aklı ile buluşması gerekir. Kur’an’ın önerisi de bu çerçevededir. Sorunlarımızı çözmek için geleneğimizi iman düzleminde değil, bilgi düzleminde ele almanın bir zorunluluk olduğunu bilerek hareket etmeliyiz. Bilgi zemini uzlaştırır, iman zemini çalıştırır. Unutmamak gerekir ki insanlar bilgileri uğruna değil, inançları uğruna savaşırlar. Kur’an’ın önerisi de bilgi temeline dayanan imandır. Bunun için Kur’an, ilmi değil, ilimsiz imanı eleştirmektedir. Eğer İslam’ı yaklaşımımız böyle olmazsa, bugün olduğu gibi, cehalet ve gelenekten beslenen “çakma İslam uleması” ortaya çıkar ve İslam’ı gereksiz ayrıntılarla boğmaya çalışır!

Son yıllarda ve de özellikle son günlerde; İslam’ı; altı yaşındaki kız çocuklarına koca arayan, sattıkları terliklerle cennete gönderebilen, asansördeki birkaç katlık seyahatten kadın ile erkeği alıkoymak şeklinde anlatıp, isimlerinin önüne de “din âlimi” sıfatını koyanların çalışmalarından haklı olarak rahatsız olan Cumhurbaşkanı çok önemli bir tespitte bulundu ve de düşüncesini açıkladı.

Uzay çağı “İslam Fıkhının” yazılamamış olmasının ortaya çıkardığı problemleri, günlük basit açıklamalar ile çözdüğünü zannedip, İslam’ın ilimle, akıl ile olan ilişkilerini ıskalayan cehaletin bu gün elbette ki güncellenmesi, çağın problemlerine, çağın aklı ve İslam’ı bakışı ile yeni çözümler getirmesi zorunludur! İslam zaten tam da bunu istemektedir. Önemli olan iman sahibi olmak değil, müstakim yani doğru iman sahibi olmaktır. Doğru imana sahip olmanın yolu da ilim sahibi olmaktan geçer. Taklide yönelen, zihin yapısını, tahkiki önceleyen bir zihne dönüştürmedikçe dünya ve ahiret güzelliğini gerçekleştirmemize imkân yoktur.

Geleneksel Müslüman zihni, ilkelerle değil, ayrıntılarla, nedenlerle değil sonuçlarla uğraştırılmaktadır. Daha doğrusu ayrıntılarda kaybolmaktadır. Müslüman bireyi geliştirecek ve değiştirecek rasyonel Müslüman yerine, duyguları ile hareket eden ve kusuru başkalarında arayan, siyasi düşünen ve bunu din sanan ve İslam’ın değerlerini aşındıran reaksiyoner Müslüman tipi sahneye çıkarılmıştır. Başkalarına sorumluluklarını hatırlatmaktan, kendi sorumluluklarını yerine getirmeyi düşünemeyen bir zihin dünyası oluşturuldu. Hâlbuki İslam’ın gerçek anlaşılabilmesi ve yaşanabilmesi için bu zihin yapısının değiştirilmesi ve güncellenmesi gerekmektedir. Bu isteğe bütün kalbimizle katılmaktayız.

İslam’ı tam ve doğru olarak anlamaya, onu bir hayat nizamı olarak uygulamaya gayret edecek kurum ve sorumluların anlamsız suskunluğunun oluşturduğu boşluğu doldurmaya çalışan “ip cambazlarının” halkımızın bilinçsizliğinden yararlanarak yaptıkları, söyledikleri, hurafeleri, yalanları, bühtanları artık “canımıza tak” etti! Öncelikle din ile ilgili açıklamaların mutlaka Din İşleri Yüksek Kurulu'nca yapılması, dini magazinleştiren ve geçim kaynağı haline çeviren, kişi, şirket ve ticaretlerine etiket yapan ya da yapmak isteyenlerin bu yanlışlarına devletimiz artık müsaade etmemelidir. Siyasetçileri kendi cemaatlerinin ve müritlerinin sayılarının çokluğu ile her defasında ikna etmeyi başaran bu bidatçılara bundan sonra devletimiz bir “çekidüzen” vermelidir. Gerçek amaçları insanların “gönül dünyalarına” hitap etmek olan dini yapıların varlığına her zaman ihtiyacımız olacaktır. Bizim sözümüz bunlara değil elbet! Din anlatıyorum maskesi altında; devleti ele geçirmeyi, mensuplarını bu amaçla eğitmeyi ve faaliyetlerini Feto gibi din örtüsü ile perdelemeyi marifet sayanların oyununa gelinmemelidir.

Dikkat edelim, dinin hükümlerinin değil, günün problemlerine İslami bakış açısının güncellenmesi istenmektedir ve doğru olan da budur.