Cevabı turizmciler versin

09.Şubat.2018

Geçen hafta Trabzon turizmi ile ilgili yapılan bir basın toplantısından sonra sektörle ilgili iki kişi arasında geçen konuşmada şöyle bir soru kulağıma ilişti:

“Trabzon turizminde, Suriyeli simsarlar, otelcilerden daha çok para kazanıyorlar.”

Şimdi, kalkıp bana; “Nasıl?” ya da “Doğru mu?” diye sormayın.

Soruyu muhataplarına buradan aktarıyorum. Cevap verirler ise kamuoyu ile paylaşacağım.

***

GÜNCEL SORULAR...

Birincisi; “Vatikan devlet midir?”

İkincisi; önce “Afrin’e ben de gider, canımı da veririm” diyenin, bir gün sonra, “Türk askeri Afrin’e girmemelidir” ifadesini kullanması tezat değil midir?

***

ÇAYLAARRRR!

Çay, Türk halkı için, sadece içilen değil, sohbetleri de demleten bir içecektir. Hiç dikkat ettiniz mi? Ya da düşündünüz mü?

Sabah kahvaltılarında yeneceklere eşlik etmek dışında çayın günün 24 saatinde, yaşamımızın her anında yer alması nedendir?

Tabir yerinde ise; “Çay bizim için bir yaşam biçimidir?”

Eyi de! Sudan sonra en çok tükettiğimiz çayın, sağlığımıza ne denli etki yaptığını hiç hesap ediyor ve buna göre çaya ihtimam gösteriyor muyuz?

“Göstermediğimiz ortada değil mi? Bahçede yeşil yaprağı üretmek için kimyasallı gübre kullanmıyor muyuz? Çay atıklarını glikoz ve karbonat ile zehirli kanserojen madde kuruçay haline getirilip, piyasada satılmasına göz yummuyor muyuz?” diye iğneleyerek sorduğunuzu duyar gibiyim.

Haa bir de; “Bunları seyreden devlet-i aliyenin ilgili ve yetkilileri ne yapıyor?” diye de sormanız yok mu!

Ne diyeyim? Haklısınız!

***

CENNET Mİ, PARA MI?

Kapalı bir odada masanın üzerine 1000’er tane 2 ayrı pusula koyalım.

Birinin üzerine; “1000 dolar kazanacaksınız”, diğerine ise “cennete gideceksiniz” yazılmış olsun.

1000 kişiye “İçeriye girip sadece bir tanesini alacak ve onu elde edeceksiniz” densin.

Bu ahval ve şart içinde şu soruyu cevaplandırın:

“Bin kişi içeriye girip çıktıktan sonra, hangi pusula daha çok alınmış olabilir?”

***

HUTBEDE UNUTMİŞLAR İDİ!

Geçen haftaki cuma namazı öncesinde hoca hutbede; “İnned dine indâllâhi İslâm- (Allah indinde hak din İslâm’dır)” ayetini, (Ali İmran suresi-19) okuyunca Temel yanında saf tutmuş olan Dursun’a; “Ula ha bu hocalar 7-8 yıldur, bu ayeti okumaylardi” diyerek nedenini sormuş!

Dursun da; “Unutmuşlar idi Temel’um, unutmuşlar idi! 15 Temmuz 2016’dan sonra yeniden hatırladılar. Ama unuttukları zamanın hesabını verecekler” cevabını vermiş!

***

ÖĞRENİR İDİK, EZBERLER OLDUK!

Okumanın en yüksek medeniyette bile en büyük zevk olması gibi bir şeydir, bunca yazılı ve görsel medya içinde radyoyu dinlemek.

Önceki gün 1.5 saatlik sabah yürüyüşünün ardından eve dönüş yolunda radyoyu dinlerken “her işin başı olan” eğitimin bugünkü ahvali ile ilgili sarf edilen şu sözleri duymak yeter de artar bile:

“Eski zamanlarda bize öğretirlerdi. Şimdiki zamanda ise ezberletiyorlar.”