Cehaletin düşmanı eğitimdir

30.Eylül.2018

Her meslek kutsaldır, her meslek saygındır. Her mesleğin kendine özgü özellikleri vardır ve her meslek kendine has özellikleriyle
icra edildiği sürece onurludur, saygındır. Her meslek grubunun içinde, mesleğin adabına, ilkelerine uymayan hal ve hareketlerde bulunanların çıkabileceği de bir gerçektir. Hani bir söz vardır, “müstesnalar kaideyi bozmaz” derler, ama kaideyi bozanların
da ayyuka çıktıkları da bir vakıadır. 

Evet her meslek kutsaldır, her meslek saygındır dedik, ben burada özellikle öğretmenlik mesleğinin asla ve asla hata kabul etmeyeceğini belirtmek istiyorum. Öğretmenlik mesleği niçin kutsaldır sorusunun kısa ve öz cevabı; yetişen genç beyinlere hitap
ettiği için, onlara yön verdiği için, onları hayata hazırladığı için. Hitap ettiği genç beyinlere (model) olarak kabul edilen öğretmenlik mesleği, daima iyinin, güzelin, doğrunun simgesi olmak durumundadır...

Eğitime ışık tutan Henry Van Dyke’nin öğretmenlerle ilgili şu sözlerini bir kez daha hatırlamakta yarar vardır sanırım: “Meşhur pedagoglar eğitim sistemleri kurarlar; gençliği kurtaran, ona yol gösteren adsız öğretmenlerdir. Gösteriş yapmaz, güçlüklere
gönül rızasıyla katlanır. Kapısının önünde boprular çalınmaz, zafer alayları yapılmaz, altın madalya verilmez onlara. Ama o, karanlıkların hududunda nöbet bekleyerek cehalet ve cinnetlerin siperlerine hücum eder. Vazifesinde sabırlıdır, uyuşuklara hareket,
uysallara cesaret, muvazenesizlere istikamet verir. Öğrenme aşkını  ve ruhundaki hazineleri öğrencileriyle paylaşır. Gelecek yıllarda bizzat kendi yollarını da aydınlatarak ona hız verecek olan pek çok meşaleler eteşler.. Onun mükafatı budur. Bilgi kitaplardan
elde edilebilir, fakat bilgi akşı ancak şahsi temaslarla geçer. Toplumumuza adsız öğretmen kadar hakkı geçen hiç kimse yoktur... Bütün bunlar üzerinde dikkatlice durulması gerektiğine inanıyoruz, öyle değil mi?