Çin’in Türklere karşı savaşı!

18.Haziran.2018

Bir ay süren ramazan orucu ve bayramı da gelip geçti. Hepimize kutlu olsun. Gelecek ramazana ve bayramlara kavuşmayı da Rab- bim nasip etsin.

Bu yıl da bitmez tüken- mez yalanlar içinde kendi gönlümüzün dürüst oldu- ğunu kabul ederek orucumuzu tutmaya çalıştık. Görevimizi yaptığımız söylenebilir mi? Niyetimizi kabul etmesi için Allah’a sığınmak- tan başka çaremiz yoktur. Elbette Allah her şeyi layı- kıyla takdir eder. Hiç şüphe yok ki insanların da kendi hayatlarını bizzat muhakeme etme mecburiyetleri vardır ve bunu da hepimiz biliyoruz.

Fakat hiç dikkatli de- ğiliz. Etrafımızda olan biten- den haberimiz yok. Televizyonlardan duyduğu- muz yalanlarla ömür tüketi- yoruz. Sadece, birilerinin bahsettiklerini konuşuyoruz, onları düşünüyoruz. Sanki onların söylediklerinden başka bu dünyada hiçbir şey olmuyor.

Başka..? Hiçbir şey yok! Mesela Kerkük yok, Kırım yok!

Efendilerin ihtiyaçları olunca Filistin, Gazze, Kudüs, hatta Arakan...

Siz cuma namazı sonrası bağırın, onlar ticareti yürütürler, gemicikler İsrail’dedir falan.

Peki onun da gereğini yapıyorlar mı..? Hayır! Sadece laf kısmı..!

İnim inim inleyen insanlar vardı. Bahseden olmadı.

Siz oruç tuttunuz, bayram yaptınız. Efendiler de yaptı. Kan kusan insanlardan bah- seden olmadı.

Hapis.., sürgün.., toplu katliamlardan bahseden olmadı...

Bir DOĞU TÜRKİS- TAN vardır bu dünyada. Bu ismi duyan kaç kişi var, bilemem!

Haritadaki yerini bilen kaç kişi var, bilemem!

Filistin için yırtınanlar hiç bahsetmezler oradan. Doğu Türkistan pek para etmez Türkiye’de, oy da ge- tirmez, niçin konuşsunlar ki!

Onlar da Müslümanmış, önemli değil!

Katliama uğramışlar, önemli değil!

Katliamlar, işkenceler, idamlar bugün de devam ediyormuş, önemli değil!

Onlar Türk’tür, öyleyse hiç önemli değil!

Araplar yeni doğan dördüncü kızlarına “rabia” oldu derler, bu önemlidir.

Yani, dördüncü kız doğdu derler, bu çok çok önemlidir, hem de kutsaldır!

Siz dini keramet sanırsınız, tapınabilirsiniz.

Arapçada, Vahide: Bi- rinci, Saniye:ikinci.., demektir.
Rabia da dördüncü demektir. Yani sıra sayısı. Siz başka bir şey zannedebilirsiniz, serbestsiniz! Doğu Türkistan’da yaşananları anlatmak müm- kün değildir. Sıra- dan örnekler şöyledir:

Yaklaşık 800.000 kişi oruç tuttuğu için “yeniden eğitim” kamplarına alındı. 100.000’den çok fazla insan tutuklandı, hiçbirinden haber yok, akıbetleri belirsiz.

Erkekler evlerinden yüzlerce kilometre uzağa mecburi çalışma kanunu ile gönderilirken, evlerine erkek görevli diye Çinli erkekler o eve yerleştiriliyor. Üstelik onlara itiraz edilemez, o evde yaşayacaklar! Bu ne demektir, ey insanlar???

Doğu Türkistan’da, bugün, Kâşgarlı Mahmudların, Yusuf Has Haciblerin ülkesinin Türksüzleş- tirilmesi ve dolayısıyla Müs-ümansızlaştırılması başarıyla(!) devam ettiriliyor.

Çinliler bu yaptıklarına ne diyorlar?

-“İslami aşırılıkçı akım”ın Müslüman sorununa Pekin’in “nihai çözümü”dür, diyorar.

Kimse kusura bakmasın ama oradaki Müslüman so- rununun Türkiye’deki dinci Müslümanların bildikleri Müslümanlıkla bir alakası yoktur.

Biz kazancımıza bakalım, daha iyi!