Büyük olmak nedir?

25.Kasım.2017

Trabzonspor camiası saman alevi gibi:

Bir kötü sonuçta ortalık yangın yerine dönüyor.

Bütün sorunlar ortaya dökülüyor!

Bir iyi sonuçta ise sanki hiç yangın yokmuş gibi her şey sütliman...

Mesela Osmanlıspor karşısında uzatmada atılan penaltı golü gelmese ne olurdu?

Bir dakikada yangın ile sütlimanı yaşayan bir camia işte!

*

Önümüzde Mali Genel Kurul var.

Çok tartışmalı geçeceği söyleniyor.

Çünkü dertler büyük...

Ama ben baştan söyleyeyim:

Yine dağ fare doğuracaktır.

Bu camia bugüne kadar hangi konuda duyarlı oldu ki?

Konuşmada üzerlerine yok!

Hele dedikoduda şampiyonlar!

Büyük takım olduk ama!

Ne yazık ki büyük kulüp, büyük camia olamıyoruz.

Ah o günler!

Trabzonspor başkanının İstanbul’un üç kulüp başkanını kendi etrafında toplayıp yayın gelirleri konusunda ‘BİZ DE BÜYÜĞÜZ’ diyerek nota verdiği ve Trabzonspor’un büyüklüğünü ortaya koyduğu günlerden bugüne...

O adam Mehmet Ali Yılmaz’dı.

Türk futbolunda;

Ağaydı...

Reisti...

Babaydı...

Bir hakem hatasında MHK’yi istifa ettirdiği günleri bilmeyenler vardır...

Özlememek mümkün mü?

O nedenle, büyük olmak her babayiğidin harcı değildir!

Konuşmayacaksın, gereğini yapacaksın.

Ah şike sürecinde başkan o olsaydı dememek mümkün mü?

Kompleks nedeniyle destek bile istenmedi!

Neler olmazdı neler...

*

Şampiyon olup olmamak ile büyüklük unvanını taşıyıp hakkını vermek farklı şeylerdir.

Şampiyon olamayabilirsin ama büyüklüğüne halel getirmeyeceksin.

Ya son yıllardaki tablo?

Hani bir tabir var ya, "Kağıttan aslan olmak!"

Ne yazık ki Trabzonspor’u yönetenler kusura bakmasınlar ama kağıttan aslan olup çıkmışlardır.

*

Ama bilinmeli ki;

Böylesine yöneticileri istifa etmiş, yani yönetim bütünlüğü, olgusu kalmamış, kriz yaşamış ve yaşamaya devam eden bir kulüp hâlâ seçimli genel kurula gitmiyor, bu konuda hiç kimse duyarlı davranmıyorsa, bugünler dahi yarın çok aranacak!

Ünlü Fransız yazar Muriel Barbery'in güzel bir sözü var.

Der ki;

"Yarından çekinmenin nedeni şimdiki zamanı inşa etmeyi bilmemektir ve şimdiki zamanı inşa etmek bilinmeyince, bunun yarın yapılabileceği söylenir, ama bu da berbat bir şeydir, çünkü yarının daima bugün olduğunu görmüyor musunuz?"

Anlamayan var mı?

*

Sevgili okurlar;

Yarın çok geç olacak!

Şunu hiç unutmayalım: İstanbul kulüpleri dibe vurdukları zaman arkalarında sıçrama yapacak devlet desteği dahil birilerini mutlaka bulabilirler ama Trabzonspor her geçen gün büyüyen bu borç tablosu ile dibe vurduğu zaman bugünkü camia kafası ile yapayalnız ortada kalır. Ve boğulmaya mahkum kalır!

Trabzonspor’un vakit kaybetmeye ne hali var ne de takati...

Mali Genel Kurul’da seçim olmasa dahi bu konuda önemli kararlar alınıp hayata geçirilmeli.

O nedenle diyorum ki; Trabzonspor’da hesaplaşmaya değil ‘YENİDEN BÜYÜK TRABZONSPOR’ sloganı ile adımlar atılmaya ihtiyaç var.

Başkan Muharrem Usta yeni bir yönetimle aday olmak istiyorsa dahi bu yolu açmalı.

Büyük kulüp böyle olunur!

Yoksa “O koltukta ne kadar oturursam o kadar kârdır, az olsun benim olsun” mantığı ile bu gemi bir fırtınada batmaya mahkum kalır.

Yarın geç olmasın!