Bütün zamanların münevveri: Mehmet Akif Ersoy

29.Aralık.2017

Toplum olaylara bakış açısını; “kültüründen, inancından ve tarihinden” edindiklerine göre düzenler. Meselelerine çözümü de bu bakış açısından alır. Ki, bugün meselelerimizde çözümsüz kalıyor, sık sık “aldanmışlıktan” söz ediyorsak nedeni, kimliğimizin ve aydınlarımızın yol göstericiliğinden yeterince faydalanmıyor olmamamızdandır.

Bugün, günü kurtarmak adına, söylemden öteye geçmeyen sözde “çözüm önerileriyle” toplumu kandırmaya çalışanların siyaset yaptığı bir kaos ortamı yaşamaktayız.

“Bilhassa şu son senelerde başımıza birçok felaketler yağdı. El’an çilemizi doldurmadık. Sebebi hep seyirci kalmamız.” Mehmet Akif Ersoy

Geçtiğimiz günlerde bu köşeden “AYDINLARIMIZ NEDEN SUSUYORLAR ACABA?” diye sormuştum. Mevcut duruma en iyi değerlendirme ve çözüm, bütün zamanların aydını Mehmet AKİF ERSOY’dan geldi.

- “Nasıldın ey koca millet? Ne oldu âkıbetin?

Vakarı çoktan unuttun, hayâyı kaldırdın,

Mukaddesâtı ısırdın, Hudâya saldırdın!

Ne hâtırâtına hürmet, ne an’anâtını yâd;

Deden de böyle mi yapmıştı ey sefil evlâd? “

Mehmet Akif sadece meseleleri ortaya getirmekle de yetinmiyor, milletine “uyanık ve ümitli” olunması konusunda da sürekli telkinde bulunuyor.

-”Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak

Alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak

Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?

Kendin mi senin yoksa ümidin mi yüreksiz?

Ye’s öyle bataktır ki, düşersen boğulursun

Ummîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!” 

CEHALETİ büyük bir felaket gören, toplumuna olan sorumluluğunu yaşamının her alanında ortaya koyan M. AKİF; sadece şikâyet eden değil, “kandırmak kadar kandırılmanın da” bir zafiyet ve tedavi gerektiren durum olduğunu yüreklice söyleyebilen cesur bir aydın.

-“Ey derd i cehâlet sana düşmekle bu millet

Bir hâle getirdin ki, ne din kaldı, ne nâmûs! 

Es sîne-i ıslâm’a çöken kapkara kâbus

Ey hasm-ı hakîkî, seni öldürmeli evvel

Sensin bize düşmanları üstün çıkaran el!”

HAMASET dolu nutukların prim yaptığı, sahteliğin ve sığlığın siyasetle kol kola olduğu bugünlerde en çok, gerçek bir yol göstericiye ve münevvere çok ihtiyacımız var.  

Milli bilincin uyanması, Hak ve hakikatin yüreklerde yer bulması ve de ALDANMAMAK için AKİF’E KULAK VERMELİYİZ.

Mücadelemiz “nefsimiz” için değil, NESLİMİZ için olmalı.

Ruhu şad olsun.