Bu Suudi’ye niye takıldık kaldık?

11.Ekim.2018

Ben diyeyim; “Ne günlere kaldık!”

Siz söyleyin; “Biz ne ile, kimlerle meşgul oluyoruz!”

Yok yok! “Ne ile, kimlerle meşgul ediliyoruz!”

*

Adam, Medine’de doğmuş, ama Coni kanı karışmış, ABD güdümlü Suudi vatandaşı!

Yemediği halt kalmamış! Türkiye için “has işler hesabına” da uzaktan yakından ilgisi yok! Bizimle tek ilgisi, 60 yaşında ve ömrünün baharındaki adamın (!) evleneceği kızın Türk olmasından başka hiç bir şey değil!

Ama, adam İstanbul’da Suud konsolosluğuna bir daldı çıkmadı! Ya da “çıkamadı, çıkarılmadı” diye her şeyi bir yana koyduk!

Bir haftadan beri gazetelere manşet, televizyonlara birinci haber yapıp duruyoruz!

Yetmedi, kısa sakallı birileri de habire Suud konsolosluğunun önüne siyah çelenk bırakıyor, açıklama üzerine açıklama yapıyorlar!

Da niye?

Bu kadar ilgi, böylesi alâka neden?

Kaldı ki, nedeni de, Kaşıkçı’mıdır, kayıkçımıdır nedir? Ona ne olup olmadığı da beni hiç enterese etmiyor! Hepimizi de etmemesi lazım!

*

Hem de daha geçen hafta Amerika destekli, kanlı katiller sürüsü PKK’nın şehit ettiği 8 Mehmetçik’in, dinlenmesi, okunması gereken hayat hikâyeleri tüm hüznü, acısı ile ortada dururken!

Bunlara karşı kinimi arttıracak yayınlar bir kenara koyulmuş iken!

Anladınız mı? Cemal mi, yoksa Cemil Kaşıkçı’mıdır nedir, onunla neden bu kadar meşgul olduğumuzu, ya da meşgul edildiğimizi?