BİZİ BEKLEYEN DOĞAL RİSKLER

07.Haziran.2018

Son tahminlere göre oldukça sıcak bir yaz mevsimi geçireceğiz Karadeniz Bölgemizde. Yağış beklentileri normal civarında olacak şekilde. Bu güzel bir beklenti. Kuraklık riski artık gözardı edilecek bir risk olmaktan çıktı. Her sektörde etkisini gösteren büyük risklerden biri aslında. Tarımdan enerjiye kadar uzanan bir spectrum içerisinde su artık çok konuşulan bir komotide oldu. Barajlarımızda elektrik üretimi belirli su seviyesine kadar yapılır. Tarımda sulama prosedürleri sanki elektrik kulanılıyormuş gibi çok etkin tasarruf tedbirleri içerisinde yapılıyor artık. Finans ve sigorta sektörü de kuraklık riskini artık satın alıp yönetecek sistemler geliştirmiştir. Bütün bu tedbiler ve finansal işlemler local bir riskin bulunduğu lokasyondan öteye dağıtılmasında  büyük rol oynuyor. Örneğin, Türkiye üzerinde görülecek muhtemel bir kuraklık, enerji ve tarımda büyük kayıplara ve cari açığa neden olabilir. Çünkü artık kaybedilenleri dışarıdan almak zorundayız. Eğer bu tür riskleri iyi yönetebilirsek kaybedilen döviz küresel ekonomiden bize geri döner ama eğer riski görmezlikten gelirsek kaybımızla ortada kalırız. Artık hiçbir şey lokal olmadığı gibi kayıpların da lokal kalmaması gerekiyor. O yüzden geçmiş yazılarımda da hep söylemişimdir riskleri görmezlikten gelmeyelim. Allah büyüktür deyip üzerine çizik attığımız bir sürü riskler vardır. Allah büyük evet ama ‘bizim taka küçük’ diye biten fıkramız aslında durumuzu çok iyi anlatıyor.

Geçen bir arkadaşla deprem riskini konuşurken şaka ile karışık “Aslında havada da deprem oluyor” dedim. Atmosferde olan depremler bize kendini fırtınalar, seller, kuraklıklar vs gibi afetlerle gösteriyor. Dinamik olarak bakarsanız aslında çok doğru bir benzetme bu. Normal deprem diye bildiğimiz afetler çok küçük bir alanda bir iki dakika süren olaylar Atmosferde bir deprem büyük ölçeklerde günler sürebiliyor ve verdiği kayıplar da aslında bu süreç içerisine olduğu için şiddetini pek kavrayamıyoruz. “Deprem” kelimesini aslında çok kez çok büyük değişimleri anlatırken kullanıyoruz. Siyasette deprem takımda deprem gibi mesela. Fakat kuraklık depremi  ya da sel depremi demeyiz hiç. İşin ciddiyetini anlatmak açısından bence kullanma zamanı gelmiştir.

Saygılar...

Yazarın Diğer Yazıları