Birileri anlasın artık!

13.Kasım.2017

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı.

10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü.

Bunları ciddi eserlerden okuyup, etraflıca düşünmeliyiz.

***

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni Kuran Ana Fikir Türkçülüktür.

Türkçülüğün Özü Olan Türk Milliyetçiliği, Bölücü Değil Birleştiricidir.

Türkçülüğün Anlamı Türk Milletini Yükseltmek ve Yüceltmektir.

Birileri anlasın artık, sıkışınca sığınmasın! Akılları mı yetersiz, ruhları mı hasta, belli değil?

***

Atatürk, “Her şeyi biz yapacağız” diyordu. Ciddi bir tesis veya üretimden sonra da “Biz yaptık” der idi. Ben yaptım demezdi. Bu bir anlayıştır. Afedersiniz ama, milleti sürü olarak değil, insan olarak gören anlayışın kullandığı ifadedir. Millidir, ruhuyla, sözüyle, eseriyle yerlidir. İnsanımızı devamlı över, yüceltir, ona varılması gereken hedefi en veciz ifadeyle gösterir.

***

Düşünmesini sevenlere not:

Bağımsızlık ve demokrasi ile yaşamak ve yaşatmak için kurulan Cumhuriyet rejiminin üç temel dayanağı vardır: Ulus Millet, Üniter Devlet, Laiklik.

***
TRT yayınladığı “İstanbul Muhafızları” adlı bir çizgi filmde kötü adamın çocuklara yapacaklarını not aldığı kötülük listesinin imza kısmında Kemal Atatürk yazısı konulur. Yani Atatürk’ün imzası. Bu utanmazlık(!) üstelik Atamızın vefat yıl dönümünde yaşanıyor! Rezaletin bini beş para... Birinci marifeti olmadığını da belirtmeliyiz. Buna fırsat buldukça akreplik etmek derler. Sahibinin sesi de derler. Milletin malı diye bilinir ama... Verdiği haberler..! Yıllardan beri onu izlemiyorum.

***
Aslında her şey Türk milletinin elinde...

Fakat insanımızın hassasiyeti çok geç ortaya çıktığı için bazıları istediğini rahatlıkla yapıyor. Birileri zor durumda olmasaydı birdenbire Atatürkçü kesilir miydi? Hayır! Bir defa daha görüldü ki, yanlışı düzettiren, siyasileri hizaya getiren milletin dikkati ve tepkisidir. Hele o yandaş basın!!! Ne yaptılarsa millet şehidinden vazgeçmedi, Ata’sından vazgeçmedi, bayrağından vazgeçmedi. Kendileri yön değiştirdi! Mecburen! Abdestlerinin kaç gün daha süreceğini zaman gösterecektir..!

Hep, birlik ve beraberlikten bahsedilir. Bu söz bu kadarıyla hiçbir anlam ifade etmiyor, boşa söyleniyor. Adında milli olanların kendileri milli değil de ondan. Atatürk döneminde söylemeye gerek yoktu. Eserleriyle birliği sağlıyordu. 36 etnik gruptan da bahsetmiyordu...

Esas olan; birlik ve beraberliğin hangi felsefede ve hangi hedef etrafında olacağıdır. Birlik ve beraberlik; devletin kuruluş ilkelerinin etrafında birleşip, kurucularına da gereken saygı ve sevgiyi göstermekle anlam kazanır. Başka bir başlık altında mümkün olamaz. Yerli ve milli olmaktan geçer, bunun adı da Türk milliyetçiliğidir. Bilmem farkında mısınız, on günden beri insanımızda biraz olsun bir psikolojik rahatlık var. 29 Ekim’den beri görüyoruz. Tabii ki, kendi adıma, birilerine hemen inanacak kadar da aptal değilim! Bunun devamı ve ciddi örneklerinin görülmesi şarttır.

Millet olmanın vazgeçilmez şartlarından birisi elbette sahip olduğumuz “değerler”dir. Başka bir yazıda değerlerimizi ele alacağız, fakat, konumuz gereği “Devletimiz ve Onun Kurucuları”nın inkar edilemeyeceğini belirtmeliyiz. Kurucuları inkâr edenler kayıtsız şartsız o devletin düşmanıdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk her yönüyle ciddi bir ORTAK DEĞER’imizdir.

Bunu kabul etmeyenler, bilerek veya bilmeyerek yabancıya hizmet etmiş olurlar.

Ben, kısaca, evladı olmaktan şeref duyduğum Türk milletine hizmet etmek istiyorum.

Ancak bu anlayışla mutlu olabilirim.