BİR MARKO PAŞA LAZIM!

12.Nisan.2018

Osmanlının ünlü paşalarından birisiydi Marko Paşa. Dert dinler sorunları çözerdi. Yurt genelinde olduğu gibi yaşadığımız kentimize de böyle bir paşa lazım gibi. gibisi biraz ucuz kalır. Güzelim Trabzon kentimiz hakkında çok yazdım ve diğer meslektaşlarım tarafından da defalarca yazıldı çizildi. Bir kere yazımın sonunda yazacaklarımı hemen yazmak istiyorum. Kime giderse gitsin! “ Dünyada başkentlik yapan ve imparatorluklar yaşatan Trabzon’ u yönetemiyorsanız hemen ayrılın”

Bu kanıya nereden vardım. Şehir insan sağlığına artık zarar veriyor. Geçmiş yıllarda yeşili ve temiz havasıyla herkesin görmek istediği kent, bugün kentten kaçmak için ara yolları bile bulamaz oldu. Yaşama yeşil alan bırakmak yerine beton yığınları ile aya çıkmak için merdiven yapma yarışına girdi. Çocuklarımıza yeşil alan bırakmadan yöreye kıydık.

Yine geçmişte ifade ettiğimiz gibi, trafik sorunu bizleri kanserden beter ediyor.  Taşıtların park sorunu ve yollardaki ceplerin olmaması yaya ve taşıtların güvenli çalışmalarını tehlikeye atıyor. Şehir oğul atacak yaban arısı peteğine döndü. Yetkililer oturdukları yerden vaaz ediyorlar. Yıkılan binaların enkazı sanki hava saldırısına uğramış gibi çirkin görüntü veriyor.

Allah aşkına indirin şu şehri yerin altına. Yerin altına indirin derken kenti defnetmeyin! Şehir içinde geniş yeşil alanlar yaratın. Hayali projeler değil reel projelerle şehrimize hayat verin. Senelerce Kanuni Bulvarından söz edildi ama daha izine rastlanmadı. Metro çalışmaları varsa hemen tamamlanmalı. Tabii bizler görebilirsek.

Şehir içi ulaşım uygarlık örneğiyle çözülmeli. Askeriye, okullar, belediyeler, özel ve resmi kurumlar ve orman fakültesi ile birlikte TRABZON yeşile bürünmeli!

Beceremiyorsanız lütfen bırakın gidin!  Sizlere Allah’ın ismiyle yalvardım. Ama olmadı neden? Demek ki, bir Marko Paşamız yok. Dert dinleyen sorun çözen bir yöneticimiz yok. Ama şehrin göbeğinde betonlaşmaya izin var.