Ayder üzerinden

03.Şubat.2018

Doğu Karadeniz, muhteşem doğasıyla turizmin göz bebeği olma yolunda hızla ilerliyor.

Geçtiğimiz hafta sonu 11.si düzenlenen "Ayder Kardan Adam Şenlikleri" üzerinden değerlendirelim turizmi.

Çayı çok konuştuk. Maddi manevi değerini, bölge için önemini ve sağladığı katma değeri herkes her platformda konuşuyor zaten. Ortak kanı şu ki; çay tarımı bölgenin kalkınması için tek başına yeterli olamamakta. Bu nedenle de turizme yatırım yapmanın akıllıca olacağı düşünülmekte. Çay, tarım ürünü olarak değeri parayla ölçülemeyecek bir öneme sahip. Bölge için bir kültür mirası adeta. Fakat daha kapsamlı ve büyük yatırımların vakti çoktan gelmişti.

 Rize'nin Çamlıhemşin ilçesindeki Ayder Yaylası bu anlamda bir değer olarak hızla yükselmeye başladı. Yaz-kış binlerce turisti ağırlıyor. Havası, doğası, çağıl çağıl akan dereleri ve şelaleleri ile büyüleyici bir yayla Ayder.

 Biz Rizeliler olarak elimizin altında diye ve çok sık gidip geldiğimiz için kanıksadık, gözümüz alıştı ama Ayder, dünyada sayılı doğa harikalarından biri. Tıpkı çikolatası ile ünlü İsviçre'nin Alpler'i gibi....

 Bu yılki festival, ülkenin içinde bulunduğu durum nedeniyle konser ve büyük eğlencelerden yoksun yapılmasına rağmen oldukça renkliydi. Sosyal medya geçen hafta sonu Ayder fotoğraflarına bürünmüştü. Eee tabi tanıtım için bundan daha güzeli olamazdı.

 Öte yandan eleştiriler de her yıl olduğu gibi hemen hemen aynıydı. Başta, yaylaya yakışmayan çirkin yapılar olmak üzere hizmet sektöründeki yetersizlikler ve buradaki bazı esnafın değerinin üstünde ürün ve hizmet satması... Bunlar yöremize yakışmayan şeyler. Çünkü Karadeniz insanı doğasını sever; bile bile zarar vermez. Gözü toktur; fazlasına tamah etmez. Bu tanımı bozmaya da kimsenin hakkı yok.

 Neyse ki Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla Ayder'de TOKİ marifetiyle bir kentsel dönüşümün adımları atılıyor. Aynı zamanda yine "kayak merkezi" projesi hızla ilerliyor. Bütün altyapı hazırlıkları tamam. 16255 metre uzunluğunda, 12 pisti olan bir kayak merkezi. Muazzam bir proje... Üstüne bir de oteller ve  kongre merkezi derken, havaalanının da tamamlanmasıyla, sadece Rize değil bütün Doğu Karadeniz iç ve dış turistin uğrak yeri olacak.

 Artan turizm gelirleri ve dünya markası olan çayı ile cennet olma unvanını ziyadesiyle hak edecek memleketim. Buna yürekten inanıyorum.

 Peki bunca büyük projeyi tasarlarken ve altyapı hazırlığı yaparken insan kaynağına önem veriliyor mu? Yetişmiş, kalifiye eleman konusu yöneticilerimizi düşündürüyor mu? Bölgenin işsiz gençleri şimdiden yetiştirilmeye başlandı mı? Bunun gibi soruları da sormadan edemiyoruz tabi. Çünkü insan kaynağı çok önemli. Ne kadar şık restoran, otel eğlence merkezi, tesis inşa ederseniz edin, çay bardağını saygıyla ve güler yüzle masanıza koyabilen personeliniz yoksa sıkıntı var demektir. Bu alanda bir hazırlık göremiyoruz maalesef.

Sonuç olarak yatırımlar heyecan verici. Bu yatırımları uzun yıllardır hayal ediyorduk. Hayallerimize kavuştuğumuzda 'ah keşke zamanında şunu da düşünseymişiz' dememek için sıkı hazırlanmak lâzım.

Sadece siyasiler, belediye başkanları ve mülki amirler değil TOPYEKÜN....

Yazarın Diğer Yazıları