Avrasya'ya haksızlık yapılıyor

07.Şubat.2018

‘Çarşı her şeye karşı’ diye sürekli bir deyim kullanılıyor ya şimdi yazacaklarım da o misal. Öyle bir süreçten geçiyoruz ki iyi yapılana da muhalefet yapılıp karşı çıkılıyor, kötü yapılana da. Avrasya Üniversitesi’nin Pelitli’deki kampüsündeki binasında yapılan çatı, tadilatından dolayı Belediye Meclisi’nde gündeme getirildi.

Vay efendim o çatı nasıl yapılmış! Peşinden ‘ruhsatı var mıdır’ diye de yaygara kopartılmış. Yahu arkadaş, bina olduğu gibi duruyor. Binaya ek bir bina yapılmamış.

Sadece çatısı yeniden dizayn edilip onarılmış. ■ Ve güzel de bir görüntü ortaya çıkartılmış. Ne var bunda? Uğraşılan şeye bakar mısınız?

Burada amaç üzüm yemek değil. Amaç bağcıyı dövmek! Eleştiri getirenlere bakın bakalım Trabzon’a bir çivi çakmışlıkları var mıdır? Eleştiri getirdikleri Avrasya Üniversitesi’nin Trabzon’a ekonomik anlamda neler kattığını zahmet edip bir bakıverseler, neler neler görecekler!

Ama bir baksalar işte...

Her şey bitti de sıra çatıya geldi herhalde.

***

AKLI ALAN VAR MIDIR?

Sizi bilmem ama benim aklım almıyor.

Mutlaka benim gibi aklı almayanlar da vardır. 

Aynı partinin iki belediyesinin arasında yaşanan sorunları merakımdan soruyorum ki genel merkez görmüyor mudur veya duymuyor mudur?

Olacak şey mi?

Büyük belediye, küçük belediyeyi mahkemeye veriyor.

Neymiş efendim Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin binası ortak kullanılmış.

O nedenle Ortahisar Belediyesi’nden bedel talebi isteniyormuş.

Seçim sathına girildiği şu sıralarda iki belediye arasındaki bu kavgadan kim veya kimler karlı çıkar?

Bunun hesabı hiç yapıldı mı veya yapılıyor mu?

Ben bu kavga hesabının genel merkezde iyi yapıldığına ve yapılacağına inananlardanım. Bu hesabında kısa sürede görüleceği an meselesidir.

***

ORHAN ÇEVİK MÜDÜR

Orhan Çevik, geldikten sonra Trabzon emniyeti müthiş çalışmalara imza atıyor.

Uyuşturucu ve yasak maddeler konusunda yapılan çalışmalar takdire şayan ve hız kesmeden devam ediyor.

Çevik müdür Trabzon’un yaşanılır ve huzurlu bir şehir olması için ekipleriyle birlikte gece gündüz demeden çalışıyor.

Toplumun huzurunu bozacak argümanlar bir bir yok ediliyor.

Ben burada herkesin dikkatini çekmesi gereken bir konuya da değinmek istiyorum.

Uyuşturucu sorunu hepimizin, yani toplumumuzun ortak sorunudur.

Bu konuda her şeyi emniyet güçlerimizden beklemeyelim, ‘nasılsa emniyet güçlerimiz halleder’ demeyelim.

Bizler de emniyet güçlerimize katkı sunalım.

Çağımızın en büyük sorununun uyuşturucu olduğunu bilmeyenimiz mi var? Çocuklarımızı bu illetin pençesine düşürmemek için çok dikkatli olup, gördüğümüz her şeyi emniyet güçlerimizle ne olur paylaşalım.

Sağlıklı bir nesle , topluma ihtiyaç var.

Bu unutulmamalıdır

***

NE OLUR BİR SESİNİ DUYUN?

Göz göre göre kanser hastalığına davetiye çıkartılıyor.

Konu ile ilgili ÇAYKUR Genel Müdürü imdat Sütlüoğlu, uyarılar yaparak avazı çıktığı kadar bağırıyor.

Ancak ne duyan oluyor, ne de gören?

Duyması gereken Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Eşref Fakıbaba her nedense genel müdürün söylemlerini duymuyor veya duymak istemiyor.

Bölgemize 300 bin ton kimyasal gübre geleceğine dikkat çekiyor genel müdür.

Yani gelecek gübrenin bağ ve bahçemizde kullanılması halinde açıkça kanser hastalığına davetiye çıkarılacağını söylüyor.

Zira bölgemizin insanı yıllardır kanserle boğuşmakta.

Buradan bir çağrı da biz yapalım.

Ne olur Genel Müdür İmdat Sütlüoğlu’nu bir dinleyin.

Dinlemiyorsanız duyun!

***

BIRAKIN ADAMIN YAKASINI!

Şu sıralar gündem Adnan Oktar.

Yatıyoruz, kalkıyoruz karşımızda buruk acı gibi Adnan hocayı görüveriyoruz.

Konuşup tartıştığımız adama bakın.

Kim bu ya?

Kalkmışız böyle bir müptezeli tartışmaya açıyoruz.

Seyretmeyin kardeşim adamın kanalını?

Bakmayın adamın önünüze koymaya çalıştığı kediciklerine.

Ne güzel ya! Hem koltuğunuzun arkasına yaslanıp zevkle seyredeceksiniz, hem de bu nedir diye ahkam keseceksiniz.

Oh hayat size güzel!

Adnan hoca olarak bilinen bu zata resmi olarak en sert açıklamayı Diyanet İşleri Başkanı yaptı.

Diyanet İşleri Başkanı açıklama yapar da, Diyanet-Sen geri durur mu?

Bir açıklama da onlardan geldi.

Açıklamalarında Adnan hoca ve zevatına verdi veriştirdiler.

Yazık ya!

Bu zavallıyı kaale alıp, yaptıklarıyla onu gündeme getirirseniz asıl sorun onda değil bizlerde olur.

Bırakın adamı kendi haline.

Kendisi çalsın kendisi oynasın.

Devletin kurumları var. RTÜK istediğine cezayı kesiyor, istediğine cezayı veriyor.

Diyeceksiniz ki bu RTÜK’ün işi değil ama meraklanmayın vardır bir çözümü.