Atatürk'ü yaşamak ve yaşatmak!

12.Kasım.2017

Ülkemiz çok hassas bir süreçten geçiyor. Birlik ve beraberliğe her zamankinden daha çok ihiyacımız var. Terörün dünyanın başına nasıl bela olduğunu hep beraber izliyor ve yaşıyoruz. Biz de çok çektik ve ne yazık ki hala çekiyoruz. Bir taraftan PKK, diğer taraftan FETÖ, diğer taraftan DAİŞ ve diğer terör örgütleri... Hepsinin ortak amacı; Türkiye’de derin bir kaos oluşturmak, ülkeyi bölmek ve parçalamak. Düşman hep pusuda.

Hem içerden hem dışardan diken üzerindeyiz. Fakat çok şükür ki Kurtuluş Savaşının ruhunu hala kaybetmiş değiliz. Hala ecdatlarımızın bize bıraktığı emanetin nasıl kıymetli olduğunu unutmuyoruz. O ruhun en büyük önderi elbette Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Bu ülke öyle kolay kazanılmadı. Sınırlarımız kırtasiyeden alınan kırmızı kalemle çizilmedi. Her karış toprağında şehit kanı, dört bir tarafında ise canlarımız var.

O canlar bizi bugün ayakta tutuyor. Ya onlar olmasaydı? Ya Atatürk olmasaydı? Hiç düşündünüz mü? Türk bayrağının dalgalanmadığı, ezan sesinin olmadığı, huzurun ve güvenin sağlanmadığı bir ülkede yaşasak ne olacaktı ki? Yüzünü her zaman millete dönen, haktan ve halkından güç alan bir büyük komutanın bize bıraktığı bu güzel ülkenin her zaman kıymetini bilmek zorundayız.

Nankörlüğe, ihanete ve de vefasızlığa hiç gerek yok. Gerçeklerle yüzleşelim. Ama bunu yaparken de samimi ve dürüst olalım. Atatürk’ü hepimizin çok iyi anlaması, yaşaması ve yaşatması şart. Laf ebeliği, polemikler ve rant anlayışı üzerinden gidersek en büyük yanlışı yaparız.

Atatürk asla kimsenin tekelinde olmamalı. 80 milyonun ortak sevdasıdır. Bu sevdaya yürekli bir şekilde sahip çıkmak hepimizin en önemli vazifesidir. Unutmayalım ki başka bir Türkiye yok. Unutmayalım ki bizim bizden başka dostumuz yok. Öz değerlerimize, vatanımıza, cumhuriyetimize, bayrağımıza sımsıkı sarılmazsak, demokrasiye ve adalete olan bağlılığımızı korumazsak bedelini çok ağır öderiz. Önümüze bakalım.

Hiç batmayan bir güneş gibi bu ülkeye aydınlığı, kalkınmayı ve refahı getiren Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü iyi okuyalım. Yıllar önce ortaya koyduğu tespitlerin, önerilerin ne kadar anlamlı olduğunu ciddi bir şekilde sorgulayalım. Atatürk bize neyi işaret etmiş, neyi yol göstermişti, biz bugün neredeyiz ona bakalım. Boş tartışmalar, fitne fesatlar, yalan dolanlar bizi asla bir yere taşımaz. Atatürk’e sahip çıkmak kaş yaparken göz çıkarmak anlamına gelmez. Onu sevmek onu sevdirebilmekten geçer. Onu anlamak, onun hedeflerini hayata geçirmek demek. Unutmayalım ki bütün dünyanın dilinden, bizim de gönlümüzden hiç düşmeyen ve düşmeyecek bir büyük devlet adamına sahibiz.