Anlamayı Bırak, kavrayan varsa beri gelsin

08.Kasım.2018

ANLAMAYI BIRAK!

KAVRAYAN VARSA BERİ GELSİN!

Genelde sonu belli olmayan;

Özelde ise daha çok; “sonunda vezir de, rezil de edecek” eylemler için halk arasında söylenir, “bindik bir alâmete, gidiyoruz kıyamete” sözü.

Bir başka tarif ile;  “darb-ı mesel” dir. Yani “bir hadiseye binaen misal olarak da söylenir” de diyebiliriz.

Kime söylenir?

“Anlayana mı” desek! Yoksa; “Kavrayana mı?”

Sanki; “Her ikisi de aynı değil mi?” diye sorar gibisiniz!

Yok yok! Aynı değil!

Hele hele, son çeyrek asırdır Türkiye’de hemen hemen her alanda yaşananlar için “Neler oluyor? Anlaşılabiliyor mu?” diye soracak olursak buna cevabı; “Anlaşılıyor, ama kavranamıyor” diye rahatlıkla verebiliriz!

Çünkü, az veya çok, öyle veya böyle herkes söylenenden, olup bitenden bir şeyler anlıyor. Ama, anladığının sonuç ta nereye varacağını kavrayamıyor.

*

İsterseniz, oradan buradan, aşağıdan yukarıdan, içeriden dışarıdan, iktisattan politikadan birkaç tane kıyâmetlik binişlerden dem vuralım mı?

*

2012’de “6 ay sonra, Esed’i göndererek Şam’da Cuma Namazı kılmak üzere” yola çıktığımız Suriye’nin kuzeyini, bizim güneyimizi oluşturan kesimin kağıt üzerinde yazılı olmasa da, uygulamada “Kürdistan Devleti” diye geçen kısım ve çevresinde, ABD hem bizimle, hem de Türkiye’nin “terörist” saydığı, en büyük düşmanımız PKK-PYD’lilerle sınır ve güvenliği sağlama turu atıyor!

ABD’nin yapmak istediği anlaşılıyor da, bizde bu işin nereye varacağını kavrayan varsa beri gelsin!

*

Geçen gün caminin birinde, “Sureleri, ayetleri yanlış okumak günahtır” diyen imama, “Hoca efendi! Adam, Arapça okuduğunu bilmiyor ki anlasın da,  yanlış mı doğru mu olduğuna karar verip de, senin ne demek istediğini kavrasın” diyesim geldi! Ama tartışma, “Günde 5 vakit kıldığı namazda okuduklarının manasını bile bilmeyen mümin, ümmet” noktasındaki gerçeğe taşınabileceği için vazgeçtim!

*

Gelelim, “fındık kabuğunu dolduracak kadar cesaretleri olmadığı” için, net olarak ifade edemeyenler açısından, “kilo başına 2 TL’lik destek” gerçeğine!

Biz “Birileri çıkıp da Cumhurbaşkanının ‘2 TL destek veriyoruz’ beyanının ne anlama geldiğini net olarak söylesin” diye habire çağrı yapıp durduk.

Kimse de çıkıp net olarak; “Bu yeni bir destek değil. Eski alan bazlı olanın devamıdır. Cumhurbaşkanını yanlış anladınız” demedi! Diyemedi!

Pardon, TMO’dan; “Bizim alımlarla ilgili açıklamamızda var. Oraya bakın” uyarısı geldi. Biz de TMO’nun WEB sayfasını açtık okuduk:

Aynen şöyle:

 Ayrıca Bakanlığımızca verilen 170,00 TL/da alan bazlı destek ve 14,00 TL/da mazot-gübre desteği dikkate alındığında üreticilerimiz ilave 2,00 TL/kg gelir elde edecektir.”

Aslında, açıklama yeterli. Ben anladım. Bana göre, fındığın sadece fiyatı ile ilgilenen, ziraatçılarda anladılar. Ama devletin 2009’dan beri verdiği bu paranın gerçekte “destek olduğunu” anlayamadıkları  için konuyu kavramakta sıkıntı çekiyorlar!

*

Konuda, örnek de çok! Onun için kısa kesip; “bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete” sözü ile ilgili bir kıssa ile tamamlayalım:

Sultan Mahmut’a Afrikalı yalaka bir kral tarafından zürafa gönderilmiş. Gülhane parkında bakılan zürafaya, çevreyi mesken tutan, çok okuduğu için velilik ile delilik arasına ince bir çizgi çeken, sarhoş bir berduş binmiş.

Park içinde hızla koymaya başlayan zürafayı izleyen padişah ve etrafındaki güruha berduş; “Devletlüm! Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete” diye seslenir dururmuş! Padişahta sarhoşun ne dediğini anlamış. Ama kavrayamadığı için koskoca cihan imparatorluğunun sonunun hazırlanmasına da katkıda bulunmuş!