Amerika ne yapmak istiyor!

04.Ocak.2019

Tarih boyunca bütün kavgaların, savaşların, kin ve husumetler ile isyanların, azgınlık ve sapkınlıkların çıktığı yer Ortadoğu’dur. Hatta Yüce Kitabımız Kur’an da ismi geçen 28 peygamberin, Yüce Allah tarafından hemen hepsinin, insanları sapkınlıklarından ve inkârlarından vazgeçirmek için görevlendirildiği yer Ortadoğu’dur. Böylesine önemli ve böylesine; dini ve tarihi özelliği olan bir coğrafyadan bahsediyoruz! Ayrıca Kur’an da, birçok ayette lanetlenen İsrail oğullarının yurt tuttuğu yerdir Ortadoğu. Kendi peygamberlerini öldürecek kadar gözü dönmüş Yahudilerin bu gün dini ve tarihi ideallerinin hedefleri açısından Ortadoğu’nun en önemli probleminin olduğu da unutulmamalıdır.

2011 yılında başlayan Suriye iç savaşının en ateşli karşı tarafı Amerika olmuştur. Çeşitli bahane ve gerekçeler ile yetmiş yıllık müttefiki olan Türkiye’yi de bir kenara iterek, hatta açıkça Türkiye’nin savaştığı terör örgütlerine alenen sahip çıkıp destekleyerek bölgeye gelen Amerika sekiz yıllık bir çalışma ve sözde çatışmalardan sonra bir gece ansızın bölgeden ayrılma kararını açıklayarak bütün dünyayı şaşkınlığa uğrattı. Hatta Amerika başkanı Trump’un bu kararı ciddi hükümet bunalımına sebep oldu, birçok Amerikalı üst düzet devlet görevlisi istifa etti. Türkiye ise bu kararı memnuniyetle karşıladığını açıklayarak, bir taraftan da bu kararın alınmasında Türkiye’nin etkin diplomatik çabalarının yeri ve rolü olduğunu açıkladı! Ancak çok kısa süre sonra Amerika’nın bölgeden ayrılışının hiçte masumane bir politika sonucunda alınmış bir karar olmadığı ortaya çıktı. Amerika Suriye’den güçlerini Irak’a çekerek, açıktan açığa buraya topladığı güçler ile Suriye’ye gerektiğinde daha rahat müdahale edebileceğini açıkladı. Basında geçen haberler doğru ise; Suriye’nin, Türkiye’nin terörden temizlemek için hamle yaptığı Münbiç’e girerek bayrağını çekmesi, Amerika’nın ince elenip sık dokunan politikalarının şifrelerinin çözümü gibiydi. Amerika Suriye’ye geldi, kendi kurup beslediği terör örgütleri olan PKK/PYD unsurlarını dünyada eşine rastlanılmayacak çapta silahlandırıp eğitti ve Türkiye’yi, Rusya ile karşı karşıya getirmek için ortadan çekildi. Kendi besleyip silahlandırdığı terör örgütlerine de; bakın hemen yanı başınızda Iraktayım. Merak etmeyin başınız sıkışınca yanınızdayım mesajını vermekten de geri kalmıyordu.

Bu hamlenin karşısında önce heyecanlanıp sonra hayal kırıklığına uğrayan Türkiye; Dışişleri bakanı ve MİT başkanının da içinde bulunduğu önemli bir heyeti Rusya’ya göndererek Amerika’nın bu hamlesini en azından boşa çıkarmaya gayret etmektedir. Amerika’nın ortadan çekilmesi ile onun beslediği ve onun emri ile hareket eden terör örgütleri hâkimiyet alanlarını Suriye devletine devrederek; Türkiye ile Suriye’yi ve Rusya’yı rahatlıkla karşı karşıya getirebilecek konuma getirildiler.

Bu gelişmeler sonrasında bölgede, Türkiye’nin durumu eskisine göre daha da zorlaşmıştır. Amerika bir taraftan S-400 füzelerine karşı, Patriot füzelerinin Türkiye’ye verilmesine karar vererek yaptığı hamleye, Suriye’den çekilip, Türkiye ve Rusya’yı karşı karşıya getirerek ikinci bir hamleyi uygulamaya koymuştur.

Bu baş döndürücü hamleler karşısında Türkiye’nin hangi büyük siyaset oyunları ile karşı karşıya kaldığını ve olduğunu bilerek hareket etmesi geleceğimiz açısından son derece önem arz etmektedir. Bu tür gelişmeleri iç politik argüman olarak kullanmanın hiçbir faydasının olmadığının artık unutulmaması gerekir.